Türk siyasetine 7 Aralık 1945 tarihinde giren 21 Temmuz 1946 yılın da ilk genel seçimlere katılan Demokrat parti 63 yıllık siyasi yaşamın da çok büyük badeler atlatmış, yıllarca millet iradesi ile devleti yönetme fırsatları bulmuş ama bugün ise meclis dışında tarihin sıkıntılı günlerini aşmak için Türkiye’nin 81 ilçesinde beyaz yürüyüşler yaparak kendisini anlatmaya çalışıyor. 27 Mayıs 1960 ihtilalinde 3 tane siyasi şehit veren Demokrat parti daha sonra Adalet parti ismiyle Demirel dönemlerini başlatıp Türk ekonomisine büyük katkılar sağlamıştır. Tekrar gördüğü muhtıra ve ihtilallerle kapatılan Adalet partisi 23 Haziran 1983 yılın da kurulan Doğru Yol partisi olarak siyasi hayata devam etmiştir. Cumhur Başkanı Turgut Özal’ın ölümü ile Çankaya köşküne çıkan Süleyman Demirel dönemi kapanıp Haziran 1993 yılın da Çiller dönemi ile siyasi hayatına devam eden Doğru Yol partisi 24 Aralık 1995 yılındaki genel seçimlerde % 27’lerden % 19’lara düşerek ilk tehlikeli sinyalini vermeye başlamıştır. 19 Nisan 1999 genel seçimlerinde de % 12’lere inen Doğru Yol partisi adım adım halktan koptuğunu gösteriyor ve milli iradenin değil de Genel Başkanların atamalarıyla milletin huzuruna çıkan Doğru Yol partisi taban seçmenine MHP ve daha sonra da AKP’ye kaptırıyordu. 3 Kasım 2002 tarihindeki genel seçimlerde geçmişten ders almayan Genel Başkan Tansu Çiller yine merkez atamaları ile millet iradesine ters düşerek partisini tarihinde ilk defa % 9,6 oyla meclis dışına taşıyor. Kendisinin de siyasi sonu oluyordu. 14 Aralık 2002 tarihinde Genel Başkanlığa gelen Mehmet Ağar Türk siyasetine büyük umutlarla ve de milli iradeye bağlılığını göstererek girerken Doğru Yol partisini tekrar meclise taşımanın umudunu yaşıyordu. Ama ne yazık ki, Tansu Çiller’den ders almayan ve millete söz verdiği halde kendisi de millet iradesine ters düşerek tarihin en büyük seçim acısını 22 Temmuz 2007 tarihinde yaşıyordu. Çevresine milletvekili etmek için uğraşan Anavatan partisi ile birleşmek için karar alan hatta Doğru Yol partisinin ismini Demokrat parti olarak tekrar değiştiren Mehmet Ağar 63 yıllık Demokrat partiyi (yeter söz milletindir) misyonundan uzaklaştıran bir lider olarak tarihe gömülüyordu. İşte bu acı arenalardan sonra 6 Ocak 2008 tarihinde Genel Başkanlığa gelen İstanbul Eski İl Başkanı Sayın Süleyman Soylu büyük umutlarla Genel Başkanlık makamına oturuyordu. Demokrat parti Genel Başkanlığına gelen Sayın Süleyman Soylu beyaz yürüyüşler adı altında Türkiye’nin 81 ili 853 ilçesini adım adım programlı bir gezilerle Demokrat partinin misyonunu tekrar halklan bütünleştirmek için adım adım gezerken 39 yaşındaki genç bir Genel Başkan olmanın avantajının yanın da zorluklarını da yaşamaktadır. Siyaset vizyon isteyen karizmatik bir liderliğe sahip olma düsturunu arayan bir oluşum olduğundan bu kavramları tam benliğinde toparlamayan Sayın Soylu şimdilik sıkıntılar çekmesine rağmen gezilerinde yaptığı konuşmalarda ve divanlardaki akademik konuşmalarıyla halkın adım adım güvenini alırken çevresinde yetişmiş değerli Genel İdare Kurul üyeleri ve uzman kadrosuyla adım adım siyasette belirli mesafeler almaktadır. En büyük özelliği Sayın Soyludan şunları gördük. Geçmiş 15 yılın siyasi hayata damgasını vuran Çiller ve Ağarın merkez yoklamalarıyla halktan koptuğunu çok iyi analiz etmiş ki her konuşma platformların da millet iradesini öne çıkartacağını ve olağan büyük genel kurul da yapılacak tüzük değişiklikleriyle milletvekillerinin yargı denetiminde ön seçimle sıralaması yapılacağını Genel İdare Kurulunda olduğu gibi tüm illerin kongrelerinde yönetim kurullarının 3/2’si çarşaf listelerle seçimlere gireceğini ve kalan 3’te 1’lik kısmını da kadın ve gençlik kollarından yönetime alacağını ifade ederken gerçek siyasetin doğrularını halkıyla paylaşıyordu. Zaten bu düşünceden uzaklaştığı zaman Demokrat partinin 63 yıllık siyasetteki yeri de tamamlanır ve gelecek dönemlere ismi bir hatırı olarak kalır. Çünkü Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün şu cümleleri “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturundan uzaklaşan partililerin hallerini herkes görmektedir. İnanıyoruz ki, Sayın Süleyman Soylu genç yaşına rağmen düşündüğü bu güzel düşüncelerden vazgeçmez de gelecek dönemlere Demokrat partinin başın da Mendereslerden, Demirellerden sonra kalıcı bir Genel Başkan olarak Türk siyasetine damgasını vurur ve Allah kendisine Baş Bakan olma fırsatını verir. Bunu başarması için önümüzdeki ilk mahalli seçimler kendisi için bir imtihan olacak ve bu imtihanı başardığı zaman da genel seçimlere güçlü bir lider olarak girecektir. Şuan da teşkilat kongrelerini yaparak adım adım genel kongreye geçerken çevresindeki Yavuz Tekeli gibi siyasetin içerisin de dürüst ve ilkeli adımlarla ilerleyen bu insanın yanına halkın temayülünü almış bir siyasi insanı daha alarak Adana’ya 2 tane Genel İdare Kurulu vermenin hazını yaşarsa Adana’da 1991 yılındaki gibi 242 bin oy ve 10 milletvekili ile kendisine Genel Başkanlığına kabul ettirmenin elbette umudunu da mutluluğunu da yaşayacaktır diyoruz. Sayın Soylu yolun doğru yoldur. Yoluna emin adımlarla varmanı yürekten temenni ediyoruz. Saygılarımızla.
Ceyhan Alternatif Gazetesi'nden alıntıdır.
Bu yazı toplam 245 defa okundu.