10 Eylül 2010 Cuma Saat 14:51
KlasDizayn.com | Haber Portalı
Anketler
Referandumda Ne Diyeceksiniz
Evet
Hayır
Hava Durumu
ADANA
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Halise TEKBAŞ
aaaa@aaa.com.tr
Yozgat Anıları
18 Temmuz 2009 Cumartesi Saat 17:25

10.Sürmeli Şiir Şöleni,
doyumsuzdu...

“Bozok yaylasından mübarek belde
Bellidir tarihte Yozgat’ın izi
Hiç soranı yok ki, nedir, ne halde
Onun için buruk özü Yozgat’ın.“

(Girişi Sami Sarıkaya’nın dörtlüğüyle başlamak ayrı bir keyif).
******
Yıllar ne çabuk geçiyordu. Dün gibiydi 9. Sürmeli Festivali Şiir Şölenine gitmiştim. (Yozgat’ın ünlü ‘Kebap Testi’sini kırmıştım.)
Ve bu yıl 10.Sürmeli Festivali Şiir Şölenine katılmak için Mehmet Demirel Babacanoğlu ve ben yine Yozgat’a varmak üzere yola çıkıyoruz. Güzel bir yolculuktan sonra o şirin memleket Yozgat’a sabahın 3.45’inde iniyoruz. Yozgat’tayım. Geçen yıl ki gibi bu kez pek üşümedim, üşümüyorum da... Yine aynı saat. Ne keyifliydi üşümemek. Bu kez tetbirliydim, hırkamı ve üstümü iyi giyinmiştim. Geçen yıla inat... Tabi bu kez acemi davranmadım. Yola çıkmadan önce
YOŞAYBİR Yozgat Şairler Yazarlar Birliği Başkanı Ahmet Sargın Hocamı  aradım.  “Otogar’da inince çıkışta sağda Öğretmen Evi, orda kalacaksınız” dedi. Öğretmen Evi’ndeyim ve arkadaşım Pakize ile aynı odayı paylaştım. Sabah uyandım, üstümü giyindim  ve Pakize ile birlikite aşağı indik. Erkenden uyanan ve beraber yolculuk yaptığım Mehmet Demirel Babacanoğlu aşağıya inmiş  Kosavalı Osman Baymak ile sohbet ederken buldum. Tanıştırayım dedim ama meğer yıllar öncesinden birbirini tanıyorlarmış. Dostlar arasında olmak ne keyifliydi ne güzeldi. Burcu burcu özlem kokuyordu. Biz kocaman yetişkin bir aileydik artık... Görülmeye değerdi özlemlerimiz, sarılmalarımız.
Diğer arkadaşları görmenin heyecanı vardı, özlüyorduk birbirimizi. Yozgat’ta hava çok güzeldi. Osman Baymak, Pakize Altan, M. Demirel Babacanoğlu, buluşma noktamız olan Kültür Müdürlüğü binasına doğru sohbet ede ede geldik.
Yüreğim kıpır kıpırdı. Arkadaşlarla sarmaş dolaş sarıldık öpüştük. Birlikte kahvaltı masasına oturduk, büyük bir keyifle kahvaltımızı yaptık.
Daha sonra Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu'nda ki yerlerimizi aldık. Programa Yozgat Valisi Amir Çiçek ve eşi,  Belediye Başkanı Yusuf Başer ve eşi, Vali Yardımcısı Hüseyin Konak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bahri Akbulut, Baro Başkanı Yusuf Başer, Şairler ve Yazarlar Birliği Derneği Başkanı Ahmet Sargın, daire müdürleri ve çok sayıda şair ve vatandaş katıldı.
Şiir şöleninin başlamasına dakikalar vardı salon dolmaya başlamıştı.. Yozgat Valisi Sayın Amir Çiçek ve diğer protokolün hazır olduğu salonda Saygı duruşu ve İstiklal Marşının hemen ardından  plaket töreni yapıldı.  Törende Yozgat Valisi Sayın Amir Çiçek tarafından Yazarlar Birliği Derneği Başkanı Ahmet Sargın, Salim Gülbahçe ve Osman Yüksel'e teşekkür plaketi verdi. Daha sonra sırasıyla şiirlerimizi okuduk. “Bir Yanım Sende” Şiirimi okurken çok heyecanlandım. Geçen yıl Yozgat için yazdığım “Gittim gezdim gördüm ve hayran kaldım”  köşe yazımı sunumu yapan Serap Özaltun hocam tarafından okundu. Sahnede ki hakimiyeti görülmeye değerdi. Ahmet Sargın bey ve Salim Gülbahçe yorulmak nedir bilmiyorlardı. Gelen konuklarla tek tek ilgileniyor ve organizenin aksamaması içinde elinden geleni yapıyorlardı. Herşeyiyle mükemmeldi. Türkiye genelinden 60’ı aşkın katılan şairler şirini okuduktan sonra, Yozgat’ın yerel gazetesi olan İleri gazetesi’nin önünde toplandık. Gelenek haline gelen toplu fotoğraf çekildik. Bir bakıyorsun ellerinde fotoğraf makinası “Bununla da çek, bununla da çek” kareler gelişi güzel makinalara yansıdı. Yozgat’tayım ve geçen bir yılın analizini yaptım kafamda, fotoğraf çekilirken. Sıra müze’ye gelmişti, sohbet ederek müze’nin yolunu tuttuk. Geçen yıl da müzeye geldiğim için yabancısı değildim. İlk baktığım nokta geçen yıl kucak dolusu açan güllerin yeri oldu. Orda çok fotoğraf çekilmiştik.  Bu kez de vardı ama o kadar değildi. Yine güllere sarılarak fotoğraf çektirdik. Evimize taşıyorduk orda bulunan her şeyi ama cansızlardı. Bu arada müzeye geldiğimizde hava bozuyor ve yağmur hafifçe çiseliyordu. Bu arada Pakize Altan, Ayşe Paslanmaz ve Saadet Ün beraberce fotoğraf çekiliyoruz. Yağmur hala çiseliyordu. Yemek vakti yaklaşmıştı, arkadaşlarla beraber arabalara bindik. Şair arkadaşlarımla aynı masayı paylaşıyor hem yemek yiyor hem sohbet ediyorduk. Yemekten sonra çay içmek ayrı bir zevk.
Daha sonra kocaman bir akvaryum ve satranç olan salona geçtik. Gözlerime inanamadım çocuk boyunda satrançlar. Arkadaşlarım akvaryum ve satranç önünde fotoğraflar  çekiliyorlar. Oda şark köşesi gibi, halı yastıklarla süslenmişti. Bayılırım böyle yerlere... Çaylarımızı yudumladıktan sonra bir güzel dinlendik. Hayri İnal Konağına gitmek üzere dışarı çıktığımda, Yozgat’a karanlık çökmüş, her taraf ışıl ışıldı. Akşam yemeğinden sonra bizleri bekleyen otobüsler ile Hayri İnal konağına gittik. Müzik eğlence sesi dışarıda duyuluyordu ve arkadaşlarımla beraber  bir dakika bile yerimizde oturmadık dersek yeridir. Arkadaşım  Ayşe Paslanmaz figürleriyle sanat yapıyordu. Doyulmaz bir geceydi. Ben kah keman çalıyorum kah bağlama o da ayrı bir güzellikti. Sivaslı şair Sabiha Serin ise def çalıyordu. İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu da bizlere eşlik ediyordu. Harika bir geceydi ve rüyalar âlemindeydik sanki. Şarkılar, türküler, oyunlar bitmek bilmiyordu. Geç saatlere kadar Hayri İnal konağında şenlik vardı. Ertesi gün yoğun bir gün olacağı için konaklayacağımız yere Sacide Yaylaz, Saadet Ün, Münevver Düver ve ben, aynı odayı paylaşıyoruz.  Üstümü değiştirip derin bir uykuya dalıyorum. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıyorum. Geçen yıl Kent Parkta kahvaltımızı yapmıştık. Bu yıl da aynı mekanda kahvaltı yapmak üzere konakladığımız yerden ayrıldık ve Kent Park’a geldik. Bir yandan kahvaltılarımızı yapıyor diğer bir yandan da Ahmet Sargın Hocam katılımcı şairlere katılım belgelerini sunuyordu. Kahvaltının bitiminden sonra Yozgat Belediyesinin tahsis ettiği otobüslerle ilkönce Yozgat Çamlık Milli Park’a gedildi. Ben, Ayşe Paslanmaz, Süleyman Karacabey,  Duran Tamer’in arabasıyla çamlık gezisine katıldık. Çamlığa biz önce gittiğimiz için, şair arkadaşları beklerken, Ayşe birden çocuk salıncaklarına doğru yöneldi. Ben durur muyum, ayrı ayrı salıncaklara bindik. Çocuklaştık. Şarkılar türküler söyleyerek salıncağın tadını çıkartmaya çalıştık. Yanımıza Sivaslı şair Sebiha Serin geldi, bir beni sallıyor bir de Ayşe’yi. O an görülmeye değerdi, anlaşılan çocukluğumuzu nasılda özlemişiz. İbrahim İmer’de bizi fotoğraflıyordu.
Sarıkaya kaplıcalarına gitmek için tekrar arabalara bindik. Kaplıcalara gitmek için Ayşe Paslanmaz’ın arabasına bu kez bindik. Diğer arkadaşlar ise belediyenin tahsis ettiği araçlarla Sarıkaya Kaplıcalarına doğru yol aldı. Maceralı bir yolculuk başlamıştı. Bu kez üç kişiydik araçta. Yol boyunca esprilerle dolu saatler geçirdik ve unutamayacağım anlar yaşadık. Buna canım arkadaşım Saadet Ün’de dâhil. Bu yazıyı okuduklarında gülmekten kırılacaklarını biliyorum. (Yol güzergâhında yaptığımız muziplikleri daha sonra kaleme alacağım).
Sarıkaya kaplıcalarına geldiğimizde Kaymakam Yaşar Dönmez bizleri karşıladı, Kaplıca Restoranda öğle yemeğimizi yedik. Buz gibi karpuzları yerken aklıma geçen yıl çamlıkta yediğimiz karpuz geldi. İkinci gelişim olduğu için, hatırlattı bütün bunları. Daha sonra şiirler okuduk... Burada da keyifli saatler geçirdik. Bu organizede emeği geçenlere sonsuz teşekkür ediyorum. Doyumsuz bir şiir şölenini gerçekleştirdikleri için. 
 Pakize Altan, Balkan Aydınları ve Yazarları Birliği Başkanı Osman Baymak ve Canseli Donat Ankara’ya çıkmak üzere arkadaşlarla vedalaşıyoruz. Ayrılmak zor geliyor, dönüp dönüp tekrar birbirimize sarılıyoruz.      Şiir şölenine katılan şairler:
 Yavuz Kayacık -Giresun Alucra, Coşkun Gönüllü -Yozgat, Ahmet Şahinoğlu Ankara, İbrahim Sayar -Ankara, Şakir Susuz-Ankara, İbrahim İmer-Ankara, Ömer Tural-Kayseri, Sabiha Serin-Sivas, Saadet Ün-Şanlıurfa, Nesrin Akalmış-İzmir, Ali Dursun-Kocaeli, Süleyman Karacabey -Kayseri, Secaettin Öztürk-Ankara, Zübeyde Gökbulut-Kırşehir, Deniz Şimşek-Kayseri, Duran Tamer-Kayseri, Mustafa Ferit Yıldız-Kayseri, İsmail Adil Şahin-Kayseri, Sergül Vural-Kayseri, Pakize Altan-Ankara, Rıfat Çakır-Ankara, Münevver Düver-Adana, M.Demirel Babacanoğlu-Aadana, Halise Tekbaş-Adana, Osman Baymak-Kosova, Dursun Demiray-(Çekiçoğlu) Ankara, Meryem Özdemir-Mersin, Züleyha Özbay Bilgiç-Kütahya, Afet Kırat-Mersin, Cemile Düzgün-Ordu, Ayşe Paslanmaz-Nevşehir, İsa Kayacan-Ankara, Nihat Aymak-Tokat, Hilmi Can-Eskişehir, Sebahattin Akgül-Mersin, Ahmet Divriklioğlu-Tokat, Hasan Akar-Tokat, Ahmet Turan Erdoğan-Tokat, Mustafa Zorla-Trabzon, Salim Gülbahçe-Yozgat, Osman Yüksel-Yozgat, Kelami Akdemir-Yozgat, Serap Hoca-Ankara, Habib Dağ-İstanbul, Arzu Altınçiçek-İstanbul, Sedat Emer-İstanbul, İsmet Özkul-Muğla, Hasan Öztürk-Muğla, Osman Karaca-İzmir, Dilek Hokkaömeroğlu, Kadir Ören-Yozgat, Yusuf Koç-Yozgat, Yaşar Yiğitsoy-Yozgat, Ahmet Yetim-Yozgat, Erdoğan Bektaş -Yozgat, Nuh Şahin-Yozgat, Kemal Uyar-Yozgat, Yaşar Demir, Canseli Donat-Kosova, Mevlüt Vural, Uğur Gökbulut, Hikmet Özkul, Hasan Öztür, Saciye Yaylaz Aydın-Söke.
 Bu yıl soğuklar beni sıcak karşıladı. Geçen yıl ki üşümelerimi unutmamışlardı.

Bu yazı toplam 232 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
2010 © GÜNEYİN SESİ. Tüm Hakları Saklıdır.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan her türlü, resim, makale, yazı veya belgenin site yetkililerimizden izinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alınması, kopyalanması veya yayınlanması yasaktır. Aksi takdirde resmi işlemlere başvurulacaktır.

Sitemiz e-haber ajansı üyesidir.

Tasarım ve Kodlama: KlasDizayn.Com