ŞİZOFREN

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1102 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Senibir yerlerde görmüş olmalıyım. Hiç de yabancı gelmedi gözlerin bana ve ellerin…Sanırım geçmiş hayatımda bir yerlerde… Evet! Bir yerlerde tuttum ellerini ya datutmuş olmalıyım. Of ya, çok karışık kafam ve başım çatlayacak gibi aðrımakta.Gece içkiyi çok kaçırmış olmalıyım. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Sen deðil miydinen son kadeh tokuşturduðum?

 

Duvarlara bakıp yüksek sesle baðırır.

 

Sendeðil miydin? İnkâr etme boşuna. Ben biliyorum. Sendin o. Sendin...

 

Başını ellerinin arasına alır ve gözlerini dikmişolduðu duvarlardan ayırır. Ve baðırmaya devam eder.

 

Durlütfen! Ne olur gitme! Beni burada yapayalnız bırakıp gidemezsin. Tamam, bakpes ediyorum artık. İnkâr et sen olmadıðını ama gitme. Gitmeee…

 

Sessizlik hâkimdi etrafa. Gözlerinden akan yaşlaryüzünde biriken tozların çamurlaşmasına sebep oluyordu. Yerde bulmuş olduðuçiviyi alarak kalem niyetine kullanmaya başladı ve duvarlara durmaksızın birşeyler yazdı.

 

Rüyalarımdadaima ölmekteyim bitmek bilmeyen uzun yolculukların koynunda. Hiç tahmin etmediðimve belki de hayatım boyunca duymak istemeyeceðim bir elveda idi bu, hayata karşısöylediðim. Anlayamadıðım ya da anlamak istemediðim nokta kimin veda etmiş olduðuidi böyle bir durumda. Ben mi hayata veda ediyordum, yoksa hayat mı bana veda ediyordu?Ya da her ikimiz de birbirimize veda etmiyor muyduk? Belki de, bu ayrılık, yenibir kavuşmanın habercisiydi. Zıtlıkların çatışmasından doðacak olan bir ayrılıðınsonucunda oluşacak bir kavuşma anının müjdeleyicisiydi bu belki de.

 

Belkide…

Rüyalarınbir sonuydu…

Ruhunbedeni terk edişi ve…

Ve yalnızlıðınsırlarında kayboluş…

Hayatınçözül(e)meyen şifrelerinde bilinmeyen bir numara…

Olmaktıbelki de…

Yada olmamaktı asıl mesele…

 

Yeryüzüneayak bastıðım andan itibaren, sırtımda taşımış olduðum bulutların ayakları göreviniüstlenmiştim şimdiye dek. Tüm aðırlık bedenimden ayaklarıma doðruilerlemekteydi. Fakat şimdi ayaklarım yerden kesilmiş durumda ve gökyüzünde yolalmaktayken rollerimiz deðişivermişti. Ayak olma durumu sona ermiş, gövde kısmınadoðru yol almaya başlamıştım. Bulutların üzerinde yol alırken… Daha doðrusubulutların üzerinde yol almaya çalışırken dünyanın çekim gücüne yenik düşüyorumher defasında ve durmaksızın düşüyordum yükseklerden aşaðıya. 

 

Dünyanın taşıyamayacaðı aðırlıkta düş(ünce)leresahip oluşumdur belki de, hayata karşı takınmış olduðum vurdumduymaztavırlarım. Yerçekiminin azalması sonucunda çabuk geçen zamana meydanokuyuşumda gizlidir belki de, sahip olduðum aykırı davranışlarım...

 

Kaleminibırakıp tavana doðru bakar ve konuşmaya başlayarak içinde bulunmuş olduðusessizliði delip geçer.

 

Beni bir yerlerde görmüş olmalısın. Biliyorum hiçyabancı gelmedi gözlerim sana ve ellerim… Sanırım geçmiş hayatında biryerlerde… Evet! Bir yerlerde tuttun ellerimi ya da tutmuş olmalısın. Kafan çokmu karışık ve başın çatlayacak gibi aðrıyor mu? Sen hatırlamıyor olabilirsin.Ama ben her şeyi tüm çıplaklıðıyla anlatabilirim sana. Evet! Gece içkiyi çokkaçırmıştın ve de son kadeh tokuşturduðun kişi bendim. Bendim o, ben…

 

Hıçkırıklariçinde aðlamaya başlar ve gözlerini karanlıða mahkûm ederek alabildiðinceduvarları yumruklar.

 

Hala beni hatırlamadıðını mı söylüyorsun? Adi biryalancısın sen. Bendim o diyorum sana. Neden inanmamakta direniyorsun. Bendim,ben… Ne dedin sen? Şimdi hatırlıyorsun demek. Benim de istediðim buydu sadece.Hadi bunun şerefine yeni bir kadeh daha tokuşturalım.

 

Gözleriniaçar ve duvarları inleten, karanlıðı ürküten bir kahkaha atar. Kaldırmış olduðukadehi dudaklarına götürdüðü anda damaðında kalan tuzlu tat ile arkasına dönüpbakar. Yerleri kan içinde kalmış bir durumda görür ve yumruklamış olduðuduvarlarda onu öldürdüðünü zanneder. Üzülür ve eski sessizliðine bürünüp,yerlerde görmüş olduðu kan ile duvarlara bir şeyler yazmaya devam eder.

 

Meteorolojiyine yanılmıştı, izleme istasyonları, üzerimde yarattıðın etkiyi görebilecekkadar iyi dizayn edilmemişti. İçimdeki denizlerde basınç artarak devam ediyorduve yüreðimde kopan fırtınaların etkisi gelgitle birleşerek tahmin edilmesi imkânsız,büyük zararlara neden olacak seviyedeydi. Beynimde dolanan endişe vericiveriler nehirlerimdeki su miktarının arttıðını gösteriyordu. Sular yükseliyorduve bedenim sular altında kalmıştı. Boðuluyordum. Sel, gittikçe yayılıyordu,yayılmaya da devam edecekti…

 

Durmaksızın yazıyordu ve yorgunluðun da vermiş olduðuetkiyle son cümlelerini duvardaki boşluklara karalayıp derin bir uykuya daldı.

 

Düşlerimdeyapmış olduðum her farklılık bir reform niteliði taşımaktaydı. Her yıkım yenibir başlangıcın habercisiydi. Düşüncelerimde hâkim olan mutlakiyet noktasındabeliren yansıma, senin üzerimde bırakmış olduðun etkinin bir göstergesiydi.Etki dedim işte; pozitif etki ya da negatif etki. Bu etkinin ne yönde olduðununkararını da sen ver. Ben bu kararı verebilecek dirayette deðilim. Çünkü ben birşizofrenim.

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları