İslam\ da Ahde Vefanin Önemi

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 2375 kez görüntülenmiştir.
MUSTAFA KORKMAZ

İSLAM’DA AHDE VEFA’nın ÖNEMİ

Aslı Arapça olan Ahde Vefa anlam olarak, Ahd: vaad etme, mutabakat ve vasiyet anlamındadır. Vefa: sözünde durmak, ödemek anlamındadır. Yani, verdiði sözlere ve yaptıðı antlaşmalara baðlı kalmak, özü ve sözü doðru olmak anlamlarına gelir. 

Vefa kelimesi Kur’an-ı Kerim’de genel olarak üç anlamda kullanılmıştır:
1) Sözünde durmak, sadakat, vefalılık, kısaca ahde baðlı kalmak.
2) Ölçüde ve tartıda dürüst olmak, hile yapmamak, insaflı olmak.
3) Yaptıðı iyi veya kötü bütün işlerin karşılıðını (sevap ve ceza olarak) almak.

‘’Ahd’’ ayrıca hem yemin hem de kesin söz verme anlamındadır ‘’Ahde Vefa’’ uluslararası hukuk kurallarının oluşmasında etkili olan ve devlete antlaşma yapma yetkisi tanıyan kuraldır. Bu kuralın baðlayıcı niteliði, iyi niyet ilkesine dayanmaktadır.Yüce dinimiz İslam, ahde vefayı, akitlere riayeti imanın gereði kabul eder, anlaşmalara riayet etmeyi, gerekenleri yerine getirmeyi, sözünün erleri olmayı emreder.

Biz Mü’minlerin ilk ahdı Allahu Te’ala ile Ruhlar Aleminde akt edilmiştir. Yani orada, ‘’Elbette! Sen bizim Rabbimizsin!’’ diye, yeryüzünde O’na itaat edeceðimize söz vermiştik. Rabbimize verdiðimiz sözlerden caymamak imanımızın kemalini, taahüdümüze baðlılıðımızı, şahsiyetimizin olgunluk düzeyini gösterir. Rabbi\'ne verdiði sözde ahde vefa, her mü\'minin temel şiarıdır: "Verdiðiniz her sözü yerine getirin, çünkü verdiðiniz sözden hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz"

Kur’an-ı Kerim’de verdikleri sözü yerine getirmeyenler için bir Ayet-i Kerime şöyle diyor:
“Onlar, Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah’ın korunmasını emrettiði baðları (iman, akrabalık ve beşeri bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uðrayanların ta kendileridir.”  

Peygamber Efendimiz de “Ahde Vefa” mevzuunda şöyle buyurmuştur:“Emanete riayeti olmayanın imanı yoktur, sözünde durmayanın da dini yoktur.” Yani, verilen sözün yerine getirilmesi Kur’an-ı Kerim’in emridir. Allah’a (C.C.) inanan insan verdiði sözden caymaz. Müslümanın sözünün senet olduðunu bilir. Aleyhine de olsa verdiði sözü yerine getirir. Sözden caymak münafıklık alametidir. İbnu Amr İbni\'l-As (r.a.) anlatıyor: "Resulullah (a.v.) buyurdular ki: "Dört haslet vardır; kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: Emanet edilince hıyanet eder, konuşunca yalan söyler, söz verince sözünde durmaz, husumet edince haddi aşar." Sözüne yüzde yüz güvenilir olmak, çalıştırdıðı insanların hakkını yememek, ölçüde, tartıda hile yapmamak her insanın müslümanlardan beklediði ahlaki davranışlardır. Her zaman bu deðerlere insanlıðın ihtiyacı vardır. Mü’minlerin ‘’Ahde Vefa’da’’ örnek olması, yani diðer insanların Mü’minlerden vefayı öðrenmeleri gerekmektedir. Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v.), kafir de olsalar, kıtlık yıllarında Mekke halkına Medine’den erzak gönderdiði rivayet edilmektedir. İslami vefa budur, Müslüman Ahlakı da budur. Vefa Peygamberlerin özelliklerindendir, onların izinde yürüyen Mü’minlere de ahde vefa yakışır.

Sözünü tutmak, sözünü yerine getirmek, insanın yapamayacaðı veya tutamayacaðı sözü vermemesi hep bu ahde vefa ilkesinin gereðidir. Sevgide ve dostlukta verilen sözlerin tutulması ne kadar önemli ise, günlük ilişkilerde de sözünü tutmak, yani ahde vefa o kadar önemlidir. „Vefa“ kelimesi Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüðü’nde „sevgide sebat, sevgide durma, sevgi baðlılıðı“ olarak tanımlanır ve yine bu kelimeye Farsça’dan -kâr ekinin eklenmesi ile oluşan „vefakâr“ sözcüðünün anlamı ise „sevgi baðlılıðı olan yani vefalı’dır. Dilimizde çok sık rastlanan bu kelimenin olumsuzu ise „vefasız“ kelimesi ile tanımlanır. Fakat işin ilginç yanı, günlük hayattaki insani ilişkilerde, sözünü tutmayan insan için, “vefasız” terimi kullanılmaz. Oysa “Ahde Vefa” her türlü durum için kullanılması gereken bir terim olmalıdır. Çünki işin özünde sevgi yatmaktadır ve sevgi vefa gerektirir.

Sohbetimizi bitirirken insanların birlikte ömür geçirdiði ve mücadele verdiði dost ve arkadaşlarına karşı ahde vefaya sadık kalmayı cenab-ı Allahımız nasip etsin. Bu esnada Çukurovamızın alimi,üstadı,hocası ve hafızını anmadan geçemiyorum. Diyorumki acaba Veysel Çolak hocamıza karşı ahde vefaya sadık kalabildikmi? Dünyalık ve ahretlik vazifelerimizi yapabildikmi. Bu vesileyle merhum hocamıza yüce Mevla’dan rahmet dilerim,mekanı cennet olsun.Ruhun şad olsun.Hakkını helal et hocam…

 

                                                                          MUSTAFA KORKMAZ

                                                                           Emekli Müftülük Şefi

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları