TENDEKİ AYAZ

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1219 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Karanlık basmışken her yeri uyanmaya başlamıştı derinuykusundan. Gözlerini açıp açmadıðından pek de emin deðildi. Gözleriniovuşturdu ve bir önceki durumdan farklı olan bir şeyler görmeyi umdu. Fakatgözlerini esir alan tek renk koyu bir karanlıktı. Hala uyuyor olduðunu düşündüve içinde olduðu durumun bir rüyadan ibaret olduðunu zannetti. Çıldırmışçasınasuratına sert bir tokat indirdi ve karanlıktaki derin boşluða küfürler savurupdurdu. O da yetmedi sert duvarları yumruklamaya başladı. Kapı aralıðından sızankısık bir ışık fark etti ve işitmiş olduðu bir ses tüm ruhunu esareti altınaalmaya başladı. Sesi duymak için sessizliðin ritmine bıraktı kendisini vesöylenen tek bir cümle mevcut idi:

“Karanlıðaküfredeceðine kalk da bir mum yak.”(Konfüçyüs)

Dönüp de arkasına baktı. Sonra saðına ve sonra soluna vesonra… Tekrar aynı yöne doðru dönmüştü. Birilerinin kendisini bir yerlerdenizlediði konusunda şüphelere kapıldı birden. Oysaki kendisini takip eden tekşey yalnızlıktan başkası deðildi. Tenindeki ayaz üşütüyordu yüreðini ve ısısınaihtiyaç duymuş olduðu Güneş çoktan ışıðını da alıp gitmişti çok uzaklara. Varlıðıve yokluðu adeta bir muamma olan Ay, etrafında dönmüş olduðu Dünya’nınyörüngesinden ayrılmış olmalıydı. Dünya bu denli karanlık olamazdı.

Yürümüş olduðu bütün yol boyunca zamanı takip etmişti veyolun sonunda gerçek dünyaya ulaşmıştı. Derin derin nefes alıp veremedi. İçineçekmiş olduðu kirli hava soluk borusunu delerek ciðerlerine ulaştıðındagöðsünde derin bir acı hissetti. Burnuna kötü kokular geliyordu ve görmüşolduðu manzara, ihraç edilensahte gülüşler ve ithal edilen gerçekdışı hayallerle kontrolden çıkmış birhayat ve hayatın kontrolü altına giren insanlar topluluðu idi.

Dünyaadeta ayaklarının altından kayıp gidiyor ve o, durmaksızın uçurumlardan aşaðıdüşüyor gibiydi. Eðer ki, görmüş olduðu her şey bir gerçeklikten ibaret ise hiçzaman kaybetmeden yere çakılıp yok olmayı diledi. Var olmayan bir hayatta oyunukuralına göre oynayıp yok olmalıydı. Hayatın üzerine giymiş olduðu kanlıelbiseye kırmızı bir ton da kendisi eklemeliydi. Belki de huzuru oradabulacaktı. Hala düşmeye devam ediyordu. Düştükçe görüş mesafesi daralıyor vegörüş alanı genişliyordu. Kaos, teninin her bir noktasında küçük bir virüsmisali yayılarak gittikçe büyüyordu. Hayat gittikçe karmaşık bir hale bürünüyorve yaşamak için savaşmak, savaşmak için de yaşamak gerekiyordu.

Tendekiayaz üşütüyordu kalbini…

Geceninüzerine giymiş olduðu karanlık gibi…

Yereçakılıp da öleceði pek mümkün olmayan bir durumun içinde adeta kaybolmuştu.Görmüş olduðu manzara gittikçe kirleniyor ve kirletiyordu. Zıtlıklarınçatışmasından doðan bir ruh halinde ruhsuzluðu öðreniyordu ve üzerine yansıyanışıkla karanlıðın en derin kuyularına doðru yol alıyordu. Zamanı geri sarıpkaranlık da olsa kendi dünyasına dönmek istiyordu bir an evvel. Vakitkaybetmeksizin yola koyuldu ve görmüş oldukları karşısında kayıtsız kalmadı.Son sözlerini sarf etti:

Sadece izlemekle yetinmiş olduðunuz hayatreyting rekorları kırmakta ve siz hala yaşam koşullarınızla bürokrasi engelinetakılmaktasınız. Belli ki daha gidilecek çok yolunuz var


Sahip olunan ekranların hiçbiri hayat oyununun sergileneceði kadar geniş deðildi. Böyle bir oyunun oynanabilmesi için her karenin Dünya üzerine yansıtılması ve oyunun durmaksızın her saniye oynanması gerekiyordu. Meleklerin almış olduðu her nefes şeytanın soluðunu kesiyordu adeta ve belleðin sürekliliði insanoðluna sürrealist bir yaklaşımla da olsa, en azından hayal edebileceði bir dünyada yaşamayı mümkün kılıyordu, karanlıklara küfretmek yerine kalkıp da bir mum yakıldıðında...

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları