SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDA KADIN

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 3505 kez görüntülenmiştir.
AdsIzbeg

‘’Kahraman Türk Kadını sen yerlerde

sürünmeye deðil omuzlarımız üstünde

Göklere kadar yükselmeye layıksın’’

ATATÜRK

Yukarıdaki söz Atatürk’ün Tarsus’a geldiði zaman, Kuvayı Milliyeti erkeklerle omuz omuz omuza çarpışan Kara Adile Hanımın Atatürk’ün önünde diz çökmesi ve derin saygısını ifade Etmesi üzerine, Atatürk Adile hanımı kaldırarak söylediði sözdür.

Türklerde. ilk Sivil Toplum Kuruluşlarının Anadolu Selçukluları döneminde ortaya çıktıkları toplum yararına faaliyet gösterdikleri bilinmekle beraber,.Bu dönemlerde ‘’Sosyal

Birlik’’ şeklinde teşekkül edem Sivil Toplum Kuruluşlarında erkekler kadar kadınların da

Önemli rol aldıkları görülmektdir.

Anadolu Selçukluları sosyal toplum yapısında: Gaziyan-ı Rum kurumları Anadolu gazileri olup, bu birliðe mensup olanlar genelde ‘’Cihad’’ ve ‘’Gaza’’ ile uðraşırlardı.

Adalan-ı Rum Birlikleri ise, Alp Erenlerden oluşan Anadolu’nun Türkleşmesi ve

İslamlaşması yönünde çalışıp uðraş vermiş gayret sarf etmişlerdir.

Ahiyan-ı Rum isimli Ahi Teşkilatları ise bildiðimiz Esnaf birlikleridir. Ahilik Anadolu’nun dört bir tarafında Esnaf ve Sanatkârları bir çatı altında toplayan dayanışma ve yardımlaşmayı gerektiren önemli Sivil Toplum Kuruluşudur. Bu Birlik tamamen esnaf ve sanatkârlardan oluşmaktaydı.

Bir de Bacıyan-ı Rum isimli sosyal teşekküller vardı ki, bunların üyeleri tamamen kadınlar oluşmaktaydı. Bacıyan-ı Rum o dönemin ilk kadın Sivil kuruluşu olarak ta kabul edilebilir.

Tamamen Kaanlardan oluşan Bacıyan-ı Rum mensupları kadınlar kadın haklarını, kadın sorunları ile ilgili dayanışmayı yardımlaşmayı saðlamaya yönelik çalışmalar yapmak suretiyle dönemim kadın hakları savunucularıydı.

Çaðımızda insan yaşamında Sosyo-Kültürel yönden önemli bir yer tutan, Sivil Toplum

Örgütleri ile kadın hakları çerçevesinde kadının yeri ve kadının uygar toplumlarda temsil edildiði konumu her zaman günden konusu olmuş, sosyal hayattaki önemli yerini korumuştur.

Osmanlı döneminde kadın haklarında bir takım kazanımlar elde edilmiş,1845 yılında kadına Kadı huzurunda nikah yapma hakkı tanınmış, yine takip eden yıllarda da 1847 yılında

Önemli bir haksızlık giderilerek yasalarda deðişiliðe gidilmiş kız ve erkek çocuklara eşit miras hakkı tanınarak kadınlar açısından bir hak kazanımı elde edilmiştir.

Tarihsel sürece bakıldıðında kadınlar ilkel toplumlarda her zaman ikinci planda tutulmuş,

Lakin son yüzyıl içerinde gelişen toplumlarda kadının toplumdaki temsilini pekiştiren kadın

Haklarında önemli ölçüde deðişimler gerçekleştirilmiştir. Uygar ve medeni hayata kadınlar

Erkelerle aynı seviyeye gelmeye başlamıştır. Medeni toplum hayatında kadın erkek arasındaki sosyal adaleti tesis ederek kadına toplumda hak ettiði yeri teslim etmiştir.

Yakın tarihimizde ise,1882 yılında İstanbul’da kadına yönelik ‘’İhsaniyet’’adında bir dergi yayınlanmış akabinde 1895 Eylül ayında imtiyaz sahipliðini İbnül Hakkı Tahir’in yaptıðı, Yazı İşleri Müdürlüðünü Fatma Şadiye hanım üstlenmiştir.

Kadın haklarının gelişimine tekrar tekrar baktıðımızda önemli tarihi başlıklarda kadın hak-

larında iyileşme ve gelişmelerin sürekli bir şekilde iyiye doðru gittiði görülmektedir. Kadının hak ettiði sosyal –hukuksal ve çaðdaş konuma geldiðini görmekteyiz. Osmanlnın son dönemlerinde 1911 yılında ‘’Kadın’’ isimli kadınlara yönelik bir dergi yayınlanmaya başlanmıştır.15 günde bir yayınlanan bu dergi etrafında toplanan aydın münevver Türk kadınları ‘’Beyaz Konferanslar’’ adıyla seri konferanslar vermek suretiyle kültür alanında

Aydınlatıcı çalışmalar ifa etmiş o dönemde ilgiyle karşılanmıştır.

Geçmişten günümüze insan yaşamının temel direði olan kadınların Sivil Toplum Kuruluş-larında ve toplum hayatının her alanında yer alıp sosyal hayatta çaðdaş medeniyetin özünde

yer alıp erkeklerle aynı seviyede katılması medeni hukuk önünde çok büyük önem arz etmiştir.

Osmanlı’nın son, Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar gelen süreç içerisinde 1912 tarihinde Türk Ocaðında kadınlı erkekli toplantılar düzenlenmeye başlandı.1914 Eylül ayında Osmanlı Müdafaa-i Hukuk Nisvan Cemiyet üyelerinin çabaları sonucu Kadınlar Dünyası Dergisinde başlatılan tartışmalar sonunda, İstanbul’da İnas Darülfünunu yani

(Kadın Üniversitesi) açıldı. Böylece kadınların da Üniversiteye girebilmeleri bir şekilde sað-

lanmış oldu.

Birinci Dünya harbi sıralarında 1917 de Hukuk-u Aile Kararnamesi çıkarılarak her ne kadar bu kararname dini esaslara dayalı idiyse de kısmen laik hükümler içeriyordu. evlanma ve boşanmalar Devlet denetimine alınıyor, evlenme yaşı kız larda 17 erkeklerde 18 olarak

Belirleniyordu.1920 Milli Mücadele yıllarında kadınlar meydanlarda protesto mitinglerine

Katılıyor ve sesleri daha gür çıkmaya başlamıştı. Yine aynı yılda İlk KADIN Avukatlardan Süreyya Aðaoðlu Üniversiteye kaydoldu.1923 yılında Türkiye de ilk kadın partisi Kadınlar Halk Fırkası kurularak kadınların siyasette de rol alabilecekleri vurgulanmış oldu.

Yine Genç Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun ilk yıllarında Kadın haklarında önemli gelişmeler elde edilmiş 28 Ekim 1927 yılında yapılan Nüfus Sayımında kadınlarda Nüfus

Sayımında sayılmışlardır.1949 yılında Kadınlıðı Koruma ve sosyal Yardım Cemiyeti kuruldu.

Aynı yılın Mart ayında da kimsesiz çocuklara yardım etmeye başladı..Sivil Toplum alanında da üyeleri kadınlardan oluşan ilk dernek İstanbul’da Türkiye İleri Kadınlar Derneði kuruldu.

Cumhuriyetin son yıllarında kadına seçme seçilme haklarının verilmesiyle birlikte 1990 da medeni yasanın kadının çalışma hakkıyla ilgili olarak kocasının iznini gerek öngören 159 maddeyi Anayasa Mahkemesi tarafından eşitlik ilkesine aykırı bulunarak iptal edildi.

Artık günümüzde; kadınların sosyal hayat sürecinde vakıf, dernek, sendika, siyasi parti, ticari Sosyal ve kültürel birliklerde, meslek odalarında, kulüp, patform gibi yerlerde erkeklerle beraber görev aldıklarını. Toplumun kalkınma ve gelişiminde yabana atılamayacak hatta iftiharla karşılanacak derecede önemli hizmetler ifa ede gelmişlerdir. Günümüz medeni dünyasında kadınlarımız artık proje üreten ekonomiye katkıda bulunabilen bir seviyeye gelmiştir.

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları