ŞU BİTLİ ATLET KİMİN?

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1396 kez görüntülenmiştir.
Fevzi SAÇLI

1956-1957 Öðretim yılında Erzincan askeri lisesinin açtıðı giriş sınavlarına girmiştim. Bize o
gün okul, şimdi ise duyduðuma göre üçüncü orduya tahsis edilmiş sarı kışlanın bahçesinde toplamamızı söylediler. Tüm imtihana girenler bir aradaydık. Sonradan öðrendiðime göre yüzbaşı rütbesinde biri mikrofonun başına geçti ve de imtihanda başarılı olanları aday numarasına göre okumaya başladı.
O kadar insanın gürültüsü patırtısı arasında yüzbaşının benim aday numaram olan kırk bin yüz yetmiş bir dediðini duydum, hem de kazanacaðımdan hiç ümidim yokken!
Ümidim yoktu çünkü imtihandan iki gün önce Asya gribine yakalanmış, Erzincan’ın meşhur Trabzon caddesinde kaldırıma yıðılıp kalmıştım. Henüz yeni tanışmış olduðum Fethiyeli Yetik Ferizcan isimli arkadaşım sað olsun beni önce doktora sonra da otelime götürmüştü.
İki gün sonra da o halimle imtihana girmiştim.
Müracaat üç bin kişi alacakları öðrenci sayısı da üç yüz kişi diyorlardı.
Düşünün bir kere depremden yaralı olarak çıkan Erzincancın halini, o günün şartlarında oldukça kısa bir sürede kendini toparlayıp da, bu kadar insanı yatırabilecek yatak kapasitesine sahip olabilir miydi? Elbette sahip olamazdı. Olamamıştı da..
Ortaokuluna da öðrenci alınacaðı için sabi sübyan durumunda ki çocuklarını tek başına bırakmayan ailelerde çocuklarıyla beraber geldikleri için gelenlerin büyük çoðunluðu yatacak yer bulamadı elbette. O zamanki okul komutanı olan Rahmetli kurmay albay İsmet Barlas Aynı gün Okulun bahçesi sayılan alana çadırlar kurdurup çocuðunu imtihan için getiren her bir veliye iki battaniye bir yastık vererek bu sorunu hallediverdi. Sanırım kurmaylık buydu.
Kazananların gösterdikleri alanda toplanmasını söylediler. Bende diðerleri gibi söylenen yere geçtim. Okunma faslı bittikten sonra sıraya girmemiz söylendi. Sıraya girdik. Koçun arkasına takılıp giden koyun gibi gidiyorduk. Depo dedikleri bir yere geldik. Durdurdular. Sırasıyla hepimize elbise daðıttılar. Aman Allahım bu ne biçim elbiseydi. İnanın on beş yaşındaki iki kişiyi koca bir kış süresince içinde barındıracak ölçülerdeydi. Ayakkabılar dize kadar konçlu amerikan ayakkabısı denen cinstendi.
Buradan da haydi hamama gidiyoruz dediler. Ve de bizleri hamama götürdüler. Hamam da hamamdı yani. Her şey mükemmel ama suyu eksikti. Girmem yok gireceksin. Çünkü askersin.          
Ne ise banyo için girdiðimiz hamamda başımıza bir tas su dökmeden geri çıktık. Sadece başımıza mı inanın üzerimize bir damla su düşmeden çıktık. Giyindik. Elbisenin içinde kaybolup gitmiştim.  Neredeyse SOS alarmı verecektim. Aaa o da ne gözü açıðın biri yeni postalımı alıp yerine kendinin eski postalını bırakmış. Buna da şükür.
Neyse bazı yörelerimizde gelin adayını, vücudunda bir araz olup olmadıðını görmek maksadıyla gelin hamamına götürdükleri gibi bizi de kontrolden geçirmiş oldular sanırım.
Yatakhane bölümüne geldik. İmtihanın kazanmanın karşılıðı, eski Isparta ve Atina site devletlerinde askerlerinin dayanıklılıðını artırmak için kamıştan yapılmış yataklarda yatırdıkları gibi bizde dayanıklılık testine tabi tutuluyoruz sandım. Çünkü elimize sadece birer battaniye verip çekip gittiler. Yatakhane bölümünde beş ranza vardı. Ondada sınıfta kalmış eniðini yemiş kurt olmuş eski öðrenciler yatıyorlardı. Onların dokunulmazlıðının olduðunu o zaman öðrendik.
Devlet her şeyi, ihtiyacın iki katından fazlasını vermesine raðmen, bütün meydana gelen bu olumsuzlukların müsebbibi, o günkü sınıf subaylarımızın beceriksizliði olarak algılanmalıdır.
Belirli bir süre sonra eski öðrencilerden askerlikle ilgili öðrendiklerimizle bayaðı bir askeri öðrenci olmuştum.
Öðretmenlerimizden biri hariç diðerlerinin tamamı rütbeli subay olmaları dolayısıyla, sivil öðretmenimizde dahil olmak üzere, onlardan birini gördüðümüzde veya onlardan birinin bizi çaðırması halinde, öncelikle bir esas duruş ve arkasından da selam vermesini öðrenmiştik.
Askeri lise, mezun olup geldiðimiz ortaokullara hiç benzemiyordu. Burada sivil okullardaki unvanlar tamamen deðişikti. Mümessil onbaşı olmuş, şube kısım olmuştu. Gece her öðrenci sırasıyla bir saat yatakhane nöbeti tutuyordu. Nöbetten muaf olan sadece bir kişiydi. O da akşamları bizlerden kirli çamaşırlarımızı toplayıp çamaşırcıya verip çamaşırlarımız yıkanıp ütülendikten sonra çamaşırcıdan çamaşırlarımızı teslim alıp bizlere daðıtan arkadaşımızdı.
Bir gün akşam, çamaşırcı arkadaş kirli çamaşırları toplarken, birden yerinden fırlayıp avazının çıktıðı kadar baðırıp, topladıðı çamaşırlar içinden bir atleti işaret ederek’’Şu atlet hangi Eşşoðlu eşeðin ?’’diye baðırmaya başladı. Yatakhane bölümünde kirli çamaşırlarını vermekte olan tüm arkadaşlar şoke olmuştuk.’’ Ne oldu?’’ deyince bizim çamaşırcı arkadaş ‘’Daha ne olacak bu atletin sahibi Eşşoðlu eşek bitlenmiş haberi yok .’’ dedi Bu arada ‘’hangisi?’’ deyince, atleti pis diye elinin ucuyla tutup kaldırınca, bizim çamaşırcı arkadaş tren çarpmış gibi oldu birden. Kanı donmuştu adeta. Zira o kaldırdıðı bitli atletin etek bölümünde kendinin okul numarası işlenmişti. Kaçar göçer tarafı yok o atlet kendinin atletiydi. O gece yarılarına kadar gülmekten yatamadık doðrusu.
Çamaşırcıya teslim ettiðimiz çamaşırlarımızın hem kaybolmaması hem de birbirine karışmaması için çamaşırlarımızın etek bölümünün görünmeyecek yerine okul numaralarımızı iplikle işlerdik. Benim öyle bir el becerim olmadıðı için benim çamaşırlara numaralarımı Ali Durmaz diye bir arkadaşım işlerdi.
Ertesi gün, bit meselesi duyulur duyulmaz yatakhane tamamen boşaltılıp ilaçlanmıştı. Akşam mütalaasından(Etüt) sonra kapı ve tüm pencereleri açtıðımız halde gece saat bire kadar yatakhaneye girmek mümkün olmadı.


      HOŞÇA KALIN
                                                        

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları