AKLIMDA SEN VARSIN BUGÜN

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1281 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Tarih sahnesinde, hayaller diyarına doðru yol alırken seni yeniden keşfetmenin heyecanıyla çıkıyordum sefere, tek kişilik dev bir orduyla. Kızıla boyanmış bir gecenin sabahında gözlerimi açıyordum yeni doðan güne. Tozlu tarih sayfalarıyla savaşıp yeniden fethediyordum seni. Dönüp de ardıma her baktıðımda gözlerinde yaşlar ve kalbinde acısı dinmeyen sızılarla bilinmeze doðru sallanan ellerin canlanıyordu hafızamda.

İstanbul, aklımda sen varsın bugün.

Uzanıp da tutamadıðım ellerin duruyor hala ardımda. Sabahın ayazında üşüyorken bedenim, şimdilerde Kız Kulesi’ni karşımıza alıp banklarda yudumladıðımız çayın hayali ısıtıyor içimi. Ve mırıldandıðımız türküler çınlıyor kulaðımda, yalnızlıðın melodisi çalıyorken buralarda. Martılar uçuşuyor şimdi, yer ve göðün birleştiði Marmara’nda. Oltalar atılıyor denize Galata Köprüsü’nde ve sen hiç kızmıyorsun kimseciklere. Sana kavuştukları gibi seni terk etseler de.

İstanbul, aklımda sen varsın bugün.   

Bir fırtına tutsa yakamdan ve senin sokaklarına bıraksa beni. Yürüsem alabildiðince en kuytu köşelerini ve kalabalıklarının içine dalıp dalıp kaybolsam. İstiklal Caddesi’nde tramvay seslerine karışırken sesim, koynunda uykuya dalsam ve hiç uyanmasam.

Hafızamı her yoklayışımda, unutulması imkânsız olan o veda, siyah-beyaz bir film sahnesi gibi çıkıyordu karşıma her defasında. Aynı sahneyi defalarca yaşamak zorunda kalmak acıların en büyüðüydü. Anlatılması zor anlardan biriydi yaşamak zorunda kaldıðımız bu ayrılık. Fakat her ayrılıðın sonunda beliren kavuşma anı beni mutlu kılıyordu ve tekrar sefere çıkıp seni yeniden keşfetmenin heyecanı yaşanılası anların belki de en güzeliydi.

Hayat, her canlıya yaşam süresiyle sınırlı olan bir rol biçmişti ve doðarken hangi öykünün kahramanı olduðunu bilmese de insan, içinde yaşam olan bir hayatın kahramanı olup herhangi bir öyküde rol almaktı önemli olan. Her ne kadar gidilecek olan yönü kalemi elinde tutan kişi belirliyor olsa da.

İstanbul, aklımda sen varsın bugün.

Islık sesleri keman seslerine karışırken adımlıyorum sokaklarını. Semalarında yankılanıyor sana şiirler okuyan sesim. Çırpınışlarım var hatırlanan her yaşanmışlıðımda, ardımdan el sallayarak çekip giden hüzünlerim beliriyor karşımda.

İstanbul, aklımda sen varsın bugün.

Uçuşan martıların kanatlarına sinmiş kokun ve denizin kalbinde atan bir yalnızlık var bizi bekleyen. İstanbul, sensizliðe açılan penceremde dinmiyor sızılarım, kapanmak bilmiyor yeniden açılan yaralarım. İstanbul, en bilinmezimde saklı duran tek gerçeðim, iki farklı dünyada aşka kaldırılan iki kadeh: Biri sen, diðeri de ben...

Hayat, her canlıya yaşam süresiyle sınırlı olan bir rol biçmişti ve doðarken hangi öykünün kahramanı olduðumu bilmesem de, içinde yaşam olan bir hayatın kahramanı olup herhangi bir öyküde rol almaktı benim için önemli olan. Her ne kadar gideceðim yönü kalemi elinde tutan kişi belirliyor olsa da, bu öykünün kahramanı bendim her durumda…

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları