ATA SÖZLERİ NE DİYOR BİLİYOR MUSUN? (2)

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1097 kez görüntülenmiştir.
Fevzi SAÇLI

   Ticaretle uðraşmayı gaye edinenlere,şayet yazdıklarımı ukalalık olarak mütalaa etmezlerse benimde bazı tavsiyelerim olacak:Ata sözlerimize dayanarak

         Ticaret yapmaya karar verenler, rızkın onda dokuzu ticarettedir diyen dinimizin tavsiyesine uydukları için kutsal bir göreve başlamış olmaktadırlar.

         Tabii kutsal dedikse dininde emirlerine ve yasalara uyarak yapılan ticaretten bahsediyorum.Yoksa hem dindarlık taslayıp hem de örneðin Karabük gibi bir yerde, o gün piyasada bulunmayan 40x40x4 köşebendin veya 20 milimetrelik platinayı fahiş fiyatla satarak ticaret yaptıðını sanan madrabazlardan bahsetmiyorum elbette. Kanunlarla belirlenmiş hadler içerisinde yapılanın, adı ticaret olur.

Atalarımızın sözleri şeker kamışına benzer ne kadar emsen de tadı tükenmez.İşte atalarımız bu tipler için;Esnafın namussuzu abdest suyunu dükkanının önüne döker deyip kestirip atmış.

 Amazon nehrini,Amazon yapan o küçücük dereler deðil mi?Az kazanın ama namusunuzla kazanın öncelikle.Taşı delen suyun kuvveti deðil damlaların sürekliliðidir derler.

Ticaret pınarlar gibidir.Suyun geliş yoluyla oynamaya kalkışırsanız kaynak kurur. Hazırından da olursunuz.

Bizim insanımızın bir çoðunda kazancından fazla harcama eðilimi olduðunu görüyoruz.Bir gün gelir deniz bitiverir.Bunun idrakinde olmayanların, hem iş yerinin hem de yuvasının daðılmasını her daim görmüşüzdür. Akıl kişiye sermaye olup, akan çayın her zaman kütük getirmeyeceðinin farkında olmalı ticaretle uðraşan.

Akıllı olmaktan, o aklı yerinde kullanmak,bana göre daha  önemlidir ticaret adamı için.

Tabii şans faktörünü de dikkate almak gerekir.Bu konuda bir Rus atasözü;Talihli olanların horozları bile yumurtlamaya başlar der.

Ticaret hiç bir zaman hatayı kabul etmez.Ticaret adamı,bir marangoz ustası gibi iki kez ölçüp,ölçülerinden emin olduktan sonra elindeki malzemeyi ona göre kestiði gibi kararlarını ona göre almalı.

Akıllı bir ticaret adamı öyle bir dile sahip olmalı ki hiç bir zaman özür dileyecek bir konuma düşmemeli. Biliyorsunuz insanlar cennete tanrının yardımıyla giderlerken,cehennemeyse kendi gayretleriyle giderler.İşte bunun için dilini iyi kullanmalı yoksa kendini bir anda ringin ortasında nakavt olup ta boylu boyunca yatan boksör gibi olacaðını bilmeli.

         Kömürcüyle iş ilişkisi olanın eline kara bulaşacaðını bilmeli.Onun içinde ataların söylediði gibi Körden deðil,nankörden,yüzsüzden deðil, İki yüzlüden, Tipi Bozuk olandan deðil sütü bozukla ticari ilişki kurmamaya özen göstermeli. Şayet deveciyle ticari ilişkiye girecekse ticarethanesinin kapısını ona göre büyük yapmalı ticaret adamı.Ticari kar saðlayacaðım diye her işe bodoslama girmemeli.Geçmişe baðlı kalıp da ileri gitmeyi de ihmal etmemeli.

         Bazı iş adamlarımız kurbaðaya benzerler.Siz onu koltuða oturtsanız da o yine de çamura atlar.Bu tip ticaret erbabının,gözünü para hırsı bürümüş olduðundan gençlerin deyimiyle kısa sürede köşe dönme sevdasına kapılıp gayri ahlaki yollara saparak hem kendi hayatını hem de yakınlarının hayatını karartır.Para hırsı onların gözlerini kör etmiştir. Halbuki düşünebilse,taşlardan ziyade, yapılan çalışmalar sonunda anıtların oluştuðunu görecektir.

         Ticarette en önemli hususlardan biride her şeyi kayıt altına almaktır. Zira alim unutmuşta kalem unutmamış denmesi boşuna mı? Canciðer arkadaşınız bile olsa, borç para verirken ihtiyatlı davranın, ikisini de yitirebilirsin.Onun için resmi belgeye dayanmadan ne borç verin ne de alın.

         Kimse alınıp gücenmesin.Ama ben insanları tartı aletlerine benzetirim;

1       -  Bakkal terazisi kapasitesinde olanlar, azami çekeri yirmi kilodur.

2       -  Baskül gibi olanlar,azami çekeri beş yüz kilodur.

3       -  Kamyon kantarı kapasitesindekiler,azami çekeri kırk tondur.

4       -  Tır kantarını kapasitesindekiler,onun da çekeri seksen tondur

İşte insanlara güveni de, verdiðim kriterlere göre ayarladıðınız taktirde  risk

faktörü oldukça düşer.Zira güven bir noktaya kadardır.

Bir gün bakarsınız şairin dediði gibi belirlenmiş vade tamam olunca;

 

         Saatin pili bitince eylemez tık tık

         Vakt-i  merhûnu gelince ruha derler çık çık

 

         Bu durumda geride kalanların geleceðiyle oynamaya hakkının olmadıðını bilmeli ticaretle uðraşan bir insan.

         Ticaret erbabı en az kendi kadar ticarethanesinin geleceðini de düşünmeli.Kendisinden sonra müessesenin devamını saðlayacak evlatlar yetiştirmekle mükelleftir işletme sahibi.Zira bu konuda gerekli özeni göstermeyenlerin hazin sonunu çevremizde çok görmüşüzdür. Tüccar babanın oðlu çapkınsa torunları dilenci olur derler.Ne kadar doðru deðil mi?

         Şayet bu konu da çaba göstermeyecek olursa inanın,ölümünün akabinde akan yıldız gibi adı da izi kalmaz bu dünyada.

         Belki çað kapatıp çað açan bir Fatih gibi altı yüz yıl bahsedilmese de hiç olmazsa bir iki nesil bizden bahsedilsin diye çalışmıyor muyuz hayatımız boyunca?Elbette bu idrakten yoksun olanlardan bahsetmiyorum. Ticaret erbabından bahsediyorum.

         Yukarıda bahsetmiş olduðum hususlara aykırı hareket edenlerin bu gün olmazsa yarın maðdur olmaları muhakkaktır.Daha doðrusu yumurtada taşın üzerine düşse,taş da yumurtanın üstüne düşse olan yumurtaya olur.  

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları