İstasyon..

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1267 kez görüntülenmiştir.
Misafir YAZARLAR

Kim bilir hangi hüzünler yaşanmıştı o günlerde.. Hangi ayrılıklar, hangi başkaldırışlara şahit olmuştu. Hüzünler buluşmalara, uzaklar yakın olmaya görmüştü İstasyonda. İşte, bir ayrılık türküsü daha söyleniyor artık buralarda, Uzak ellerin alıp bizi götürdüðü, sevenlerin ayırdıðı yerdir İstasyonlar. Hiç sevmem o yüzden istasyonlarda tren beklemeyi, hiç hoşuma gitmez ayrılıklar…
Sabahın erken saatlerinde sizler yataðınızda “Mışıl mışıl” uyurken onlar treni beklerler, ellerinde bavullar İstasyon’daki görevlinin aðzından çıkacak bir kelime ile umutları tükeniverir bazen “Tren Tehirli” o zaman dakikalar saate, saatler gün gibi olur.
Simitçi çocuklar (her ne kadar da çocukların çalıştırılması yasak olsa da) kafalarının üstündeki tepside tutukları simitleri “gevrek simit, taze simit. Simit var simit… “ nidalarıyla yanınızdan belki on defa geçerler, “hani mis gibi de kokar” hele bir de açsanız o sizin için bulunmaz bir kahvaltı olur….
Yanında iki çocuðu ile bir banka ilişmiş, yanı başında eşyalarının çuvala doldurmuş bir hanım gözünüze ilişir, Çocukların elleri annelerinin eteðinde “Anne simit, anne simitçi, Anne bana da bir simit al” seslerini duymanıza gerek kalmaz baktıðınızda anlarsınız zaten… Anne, yokluktan olacak ki; hiç oralı olmaz hatta bazen çocukları azarladıðına da şahit olursunuz. Çocukların bakışları artık sizi alır götürür… Kim bilir hangi memleketin hangi şehirlerine…
Dedim ya İstasyonu hiç sevmem, hep ayrılık gözükür gözüme..
Elbette, tren gelecektir. Elbette kompartımana yerleştikten sonra koyu sohbetler başlayacaktır.  Konuşmalar, tanışmalar, sohbetler olacaktır. Hele bir de tartışma siyaset olursa yolculuðun nasıl bittiðini bile anlamazsanız. Tartışmalarla hükümetler yıkılır hükümetler kurulur… Bütün dünya görüşleri oradadır artık. İnsanların karakterlerini de bir nevi yansıtır bu yolculuklar. 
“Kavuşmak güzel şey”  tren İstasyona yaklaşmaya başlayınca, içmizde bir kıbırdanma olur. Sevenlerimize kavuşacak olmanın heyecanı ile kalbimiz, “küt küt “ atar, acabalar gelir hemen peşinden. Acaba karşılamaya gelmişmidir. Geldiyse kimler gelmiştir. Bir sürü soru yumaðı kafanızda belirir.
Tren İstasyona yaklaşınca uzun uzun bir düdük çalar, sanki istasyondan ayrılacaklara “artık vedalaşın” der gibi… Peron’da durduðunda ise bir koşuşturmaca…. Tren’den inmek isteyenler, Tren’e binmek isteyenlere karışırlar..
Peronda misafir bekleyenler de heyecanlıdır elbet, nerden inecek diye beklemeye koyulurlar. Gözleri sürekli vagonların üstünde gelecek kişiyi ararlar. Ve nihayet göz göze geldiklerinde..  iki damla gözyaşı süzülür şakaðından aşaðı… Bu göz yaşları biraz sonra perondan ayrılan tren’den sonrada ayrılanlar için akacaktır ama şimdi bunlar sevinç gözyaşlarıdır.. Hasretin bittiðini müjdeleyen….

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları