ALP-ERENLERİN PİRİ: PİRİ-İ TÜRKİSTANİ HOCA AHMET YESEVİ

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1427 kez görüntülenmiştir.
AdsIzbeg

 Diðer adıyla Hazreti-i Türkistani Hoca Ahmet YESEVİ hazretleri, bugün Kızıl Çin Devletinin işgali altında bulunan Doðu Türkistan’nın Sayram kasabasında doðdu. Ailesiyle birlikte çok küçük yaşta şimdiki Kazakistanın Yesi şehrine geldi, burada büyüdüðü için kendisine Yesevi adı verilmiştir.
Ahmet Yesevi Hazretleri, Yesi de bulunduðu sırada maneviyatta Mürşidi Hoca Yusuf HEMEDANİ ‘den çok kuvvetli dini tahsil görmüştür. Yusuf Hemadani,İmam-ı Azam’ın mezhebine tabi olup,büyük bir Fıkıh alimi idi.Yusuf Hemadani’nin dört büyük öðrencisi vardı.bunlar,Hoca Abdullah BERKİ,Hoca Hasan Andaki,Hoca Ahmet YESEVİ ve Hoca Abdül Halik GONCDUVANİ ‘dir.
Yesevi Hazretlerinin Yesi de yaşadıðı yıllarda etrafında binlerce mürit toplanmış,daha ziyade islamiyete yeni girmiş Türk obalarında hızla tanınmaya ve Ocaðından nasip almaya gelen Türkler arasında şöhreti bütün Türkistan da yayılmaya başlamıştır.Yesi’deki Ocaða gelenler kısa sürede birer alim olarak yetişip, Türkistan’ın ve İslam Coðrafyasının muhtelif bölgelerine daðılmış gittikleri yerlerde irşad faaliyetlerinde bulunmuşlardır.
Hoca Ahmet YESEVİ, Arapçayı ve Farsçayı çok iyi bilmesine raðmen, hikmetler adını verdiði eserlerini Türkçe yazarak ‘’Divan-ı Hikmet’’adlı eserinde toplamıştır. Yesevi’nin yaşadıðı dönemde ilim dili Arapça edebiyat dili Farsça olmasına raðmen o,bunlara aykırı olarak eserlerini Türkçe yazmış Türkistan diyarlarında Türkçe’nin yaşamasını sevilmesini saðlamıştır.
Hayatı boyunca Yesi deki Dergahında İslam inanç ve ahlakını yayma yolunu seçmiş,İslam Güneşinden yaktıðı meşalesi ile Türk Dünyası üzerinde en köklü etkisini meydana getirmiş olan Alp-Erenlerin,Fatihlerin piri,Hoca Ahmed YESEVİ, Miladi 1166 veya 1167 yıllarında öldüðü tahmin edilmektedir.Hazret-i Pir-i Türkistanın açtıðı çıðır,yesevi tarikatı ile günümüze kadar intikal etmiş,geleceðimizi de aydınlatacak bir tazelikle yaşamaktadır.
Bugün için bilhassa Dünya Türklüðü içinde en yaygın ve etkin olan Tarik-i Nakşibendi yani,Nakşibendi tarikatı Yeseviliðin özünden çıkmış bir koludur.Bektaşilik,Ahilik,ve daha bir çok tarikatlar da  Yesevilik ana kolundan çıkmıştır.Kuzey ve Güney Türkistan Türkleri arasında olsun,diðer Türk İlerinde olsun Yesi de yetişen Al-Eren Dervişlerin çok mühim etkileri olmuşsa da,tarihi açıdan asıl ehemmiyetli olan,batı Türklüðü üzerindeki etkileridir.
Evliya ÇELEBİ meşhur Seyahatnamesinde yazdıðına göre,gezdiði yerlerde bir çok Yesevi mensubu Velilerin mezarlarını tesbit etmiş ve ziyaret etmiştir.bunlardan bazıları Seyahatnamedeki kayıtlara göre şunlardır. Niyaz Abad da türbesi ziyaretgah olan Avşar Baba,Merzifon da ‘’Pir Dede’’.Karadeniz kenarında ‘’Ak Yazılı’’Filibe de yol üzerinde Adatepe ‘de bulunan ‘’Kıdemli Baba’’,Abdal Musa’’, Unkapanın da ‘’Horoz Dede’’,Zile de ‘’Şeyh Nusret’’,Tokat ta ‘’Gajgaj Dede’’gibi zamanın kabul görmüş Yesevi Tarikatı Pirlerinin mezarlarından behsetmektedir.
Ahmet Yesevi öðretileri Anadolu da ve rumelinde yeri gelince Derviş,yeri gelince bir savaşçı akıncı olabilen kolonizatör Türk Dervişleri tarafından Türk yurtlarının en ücra köşelerine kadar taşınmıştır.Yesevilikten yayılan manevi deðerler Hacı Bektaş Veli Hazretlerinin manevi tasavvufuna emanet edilmiş, Ahilik ile Esnaf Teşkilatlanması özdeşleşmiştir.Giderek Osmanlı da tasavvuf disiplini dışında zümre kalmıştır.Denilebilecek bir içtimai (sosyal) yapı oluşmuştur.Bu saðlam temel Osmanlı Devletini üç kıtaüzerine yaymış ve tek koldan altı asır bir dayanıklılık kazandırmıştır.Cihan tarihinde Osmanlı nın bir benzerinin olmayışı bundandır.Ahmet YESEVİ hazretlerinin,Kutlu Ocaðından Anadoluya ve Rumeliye akıp gelen Alp-Erenlerin çocukları ve torunları bir taraftan Osmanlı Beyliði tarafından toplanıp ona güç kazandırıp bir cazibe merkezinin oluşmasına yardımcı olurken,bir yandan da  Türk İllerinde Türk-İslam şuurunu takviye ederek halkın maneviyatını yükselterek ve hatta dünyevi işlerde örnek çalışmalar yaparak içtimai (sosyal) deðerlerle büyük davalara yeniden doðuşa hazır hale getiriyorlardı.Fethedilen yeni yerlerdeki toprakların işlenmesi,ıssız ve tehlikeli bölgelerin iskana açılmasını saðlayan Alp-Erenler o zamanın Bizans Devletinin en stratejik yerlerinde yerleşmek suretiyle Anadolu’nun Türk Yurdu olmasını saðlamaya ve  Bizans Devletini kuşatma ve çökertme işlevini yerine getirmişlerdir.
Tarihi kayıtlara bakıldıðında Bursa fethedilmeden önce,Uludað kıyılarına yerleşen Yesevi tarıkatından feyz almış Alp Eren Dervişlerin gayretli çalışmaları anlatılmaktadır.Bu Gazi Dervişlerin savaş meydanlarında Bizansa karşı birer Serdengeçti olarak savaştıklarını ve esnada olaðanüstü başarılar ortaya koyduklarını da ayrıca görmekteyiz.Bursa nın fethine katılan Gazi derviş Geyikli Baba’nın Osmanlı ordusunun önünde elinde 60 okkalık kılıcı ve bir geyiðe binmiş olarak savaştıðını da tarihçi Hammer kendi tarih kitabında yazmaktadır
Kanuni Sultan Süleyman Geyikli Bba dan kalan 60 okkalık kılıcının üçte birini keserek Hazine-i Hümayuna  koydurmak suretiyle Geyikli Baba nın manevi hatırasına saygı göstermiştir.Yine aynı savaşta yani Bursa nın fethinde Abdal Musa adlı adlı Derviş eline aldıðı dört arşın uzunlukta bir tahta kılıçla savaştıðı ve bu kılıçla birçok kahramanlıklar gösterdiði de bilinmektedir.
Ahmet Yesevi Hazretlerinin hayatı mücadelesi ve bıraktıðı eserleri üzerinde önemle durmak,günümüzde de okunmasını hatırlanmasını yad edilmesini saðlamak üzerinde durulması gereken bir borç olduðuna inanmakla birlikte;Dünya bilinen tanınan çok önemli ilim be bilim şahsiyetlerimizden biri olan Prof.Fuad KÖPRÜLÜ ‘nün düşündüren aynı zamanda insanın içini ürperten ‘’Ahmet Yesevi kimdir diye soracak  olursanız,bir araştırınız göreeksiniz ki Türk Milletinin derin köklerini görürsünüz.’’demektedir.


ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları