Zekat ve Sadaka-i Fitr

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1169 kez görüntülenmiştir.
MUSTAFA KORKMAZ

İslam dini insanı merkezine alarak onun maddî ve manevî alanda mutluluðunu ve 

huzurunu saðlamak ve düzenlemek için emirler ve yasaklar koymuştur. Bu emirlerden 

bir tanesi sosyal yönü çok kuvvetli ve malî bir ibadet olan İslam dininin beş şartından 

birisi zekât ibadetidir. Zekât konusunda Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“İman edip güzel amellerde bulunanlar, namazı dosdoðru kılanlar ve zekâtı 

verenler; şüphesiz onların ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur

 ve onlar mahzun olmayacaklardır”.

Zekât: Müslüman, akıllı, ergenlik çaðına ermiş, nisap miktarı mala sahip yani asli 

ihtiyaçları ve borçlarının dışında 81 gr. Altını veya buna denk parası ve ticaret malı 

olan ve bu parasının üzerinden bir yıl geçmiş olan kişilerin mallarının kırkta birini ihtiyaç

 sahiplerine vermesidir.

Hayvanlarda ise 40 koyun veya keçide bir koyun veya keçi,30 büyükbaş hayvanda iki

 yaşında bir dana,5 devede bir koyun vermesidir.

Toprak ürünlerinde tahıl meyve ve sebzelerden de (onda 1) 1/10 oranında zekât verilir. 

Eðer bir kimse bu ürünleri yetiştirirken para harcayarak sulama yapıyorsa (yirmide 1) 1/20

 oranında zekât verir.Paranın para ile hayvanların da cinsi ile ödenmesi daha uygundur.

Sadaka-ı Fıtr ise ramazan ayının sonuna yetişen, asli ihtiyaçlarından başka zekât verecek

 mala sahip her müslümanın yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Halk arasında fitre

 olarak da bilinir. Ramazan sonunda bayrama kavuşan yoksul Müslümanların da 

zenginler gibi bayram sevincini yaşamalarını saðlamak için ramazan ayı içerisinde verilmesi

 gereken vacip bir ibadettir.

Zekat ve Sadaka-ı Fıtır, fakirlerin; zenginlerin malındaki hakkıdır. Bu yardımları 

yaparken en yakından başlamak gerekir. Zekat ve fitre fakirlerin hakkıdır. Kişi fakir 

olsalar bile anne-babasına, çocuklarına zekat ve fitre veremez. Ancak diðer akrabaları ve

 komşuları öncelikle tercih etmeleri güzeldir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 Konumu bir ayet meali ile bitirmek istiyorum. “Yüzlerinizi doðuya ve batıya çevirmeniz iyilik

 deðildir. Ama iyilik Allah\'a ahiret gününe meleklere Kitaba ve peygamberlere 

iman eden; mala olan sevgisine raðmen onu yakınlara yetimlere 

yoksullara yolda kalmışa isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için)

 veren; namazı dosdoðru kılan zekâtı veren ve ahitleştiklerinde 

ahitlerine vefa gösterenler ile zorda hastalıkta ve savaşın kızıştıðı 

zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar doðru

 olanlardır ve muttaki olanlar da bunlardır.”(2)

 

                                     Mustafa KORKMAZ

                         EMEKLİ MÜFTÜLÜK ŞEFİ

 

 

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları