KÜÇÜK BEDENDE BÜYÜK ACILAR

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 972 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Süt yanıðı lekeler, uykuya dalmış olan tüm gözlerin sabahınilk ışıklarında, sessizliði bir anda kovan acı çıðlıklarla uyanmasına sebepolmuştu. Gören her gözün gördüklerine inanamadıðı, duyan her kulaðınişittiklerinin doðru olmadıðı bir durum olmuştu bu ilk anlarda. Zaman denen kavramdurmuştu adeta ve geçmek bilmiyordu. Her saniye bir asırmış gibi uzadıkçauzuyordu.  Gün, çok hızlı başlamış ve hiçaydınlanmamıştı da. Gün, kalplere yaydıðı derin acı ile koyu bir karanlıðınsınırlarında uzun ve yorucu bir yolculuða çoktan başlamıştı.
“Yaşamış olduðumacılarda süt yanıðı lekeler var bugün, belki de üzerinden uzun yıllar geçse deüzerimdeki etkisi hiç geçmeyecek olan…”
Yolculuk devam ediyordu belki de hiç durmaksızın. Yaşanmış olanbu derin acı, izlemiş olduðumuz rota üzerinde ilerliyordu bizlerle birlikte. Alınannefes kadar yakındı bazen. Ve bazen de uçsuz bucaksız bir okyanusta bir damlayıbarındıran bir gerçeði bulacak kadar uzak ve imkânsızdı. Ama her durumda vardıhayatımızda ve var olmaya da devam edecekti anlaşılan.
Küçük bedende yaşanan büyük acılar, hafızalarda yer etmeyebaşladıðı ilk andan itibaren silinmesi mümkün olmayan durumlara işaretediyordu. Güneşin doðuşu bu ilk anın en büyük şahidi idi. Güneş, o gün acılarınüzerine doðarak bu olaya tanıklık etmişti. Hüküm henüz verilmemiş ve kalplerdebelirsiz duygular barınmaya başlamıştı. Olabilecek en iyi durumdan en kötüsünedeðin.
“Hayatın sadece küçük amaen önemli parçası olan yaşamak her şeye raðmen güzel olsa da, bazen hiçkaldırılamayacak derecede çok acımasızdı…”
Duyguların belirsizliði zamanla ortadan kalkmaya başlamıştıve artık tüm duygulara derin bir matem hâkimdi. Küçük bedende yaşanan büyükacıların sonu olan bu durum, yaşanılması gereken başka acıların sadece birgöstergesiydi. Hüküm çoktan verilmiş ve küçük bir beden bu hayatın dahi neolduðunu anlayamadan bu hayata veda etmişti.
Yaşanan son durum, ilk ana nazaran kabul edilmesi daha zorbir durumdu her canlının doðası gereði. Yerden gökyüzüne yükselen sesleryakılan aðıtlardan geriye kalan tek yansımaydı belki de. Yakılan her aðıt,gözlerden kalbe bir damla daha gözyaşının düşmesi demekti. Gözden kalbe düşenher damlanın yaşanan bu derin acıyla birlikte yanıp kavrulan kalpleri, belki debiraz serinletmesi anlamı taşıyordu bugünlerde. Acı yaşanmalı, gözyaşı akmalıve bu yaşananlar dinmeliydi zamanla.
“Bu gün, yıllarcakendime kendimle ilgili sormuş olduðum soruların bir kısmının cevaplandıðı gün.En zor anımda davranışlarımın şekillendiði ve belki de kendime yakıştıramadıðım,zor da olsa yapamadıðım ama bu gün ile farkına vardıðım gözyaşlarımın hemyanaklarımı hem de kalbimi ıslattıðı gün. Gözyaşlarımı sadece içime akıtmaklakalmadıðım ve dışa yansıttıðım, hatta hıçkırıklara boðulduðum gün, bu gün. Bu gün,süt yanıðı lekelerin kalıcı bir iz olarak hayatımda yer ettiði gün…”
“Hayat, koca bir tatlıyalan olduðu kadar, ölüm de yaşamı sona erdiren ve kabul edilmesi zor olan acıbir gerçektir…”

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları