BİR KADIN BİR ADAM

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1145 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Hiç umulmadık bir yerde, umulmadık bir anda ve belki dekaderin bir oyunuyla ilk kez göz göze geldiler. O ilk an her şeyin sadecebaşlangıcıydı. Adam, şöyle bir bakıp kadına birkaç kelime söyledi ve sonratelefona sarılıp konuşmaya başladı birileriyle. Kadın, gözden geçirdi adamı veonun telefon konuşmasına ister istemez kulak misafiri oldu. Belli ki, kısa birsüre sonra çıkacaktı adam ve bir yerlere gidecekti. Telefonu kapattı adam vetekrar görüşmek üzere o an için yollarını ayırdı kadınla.
Aradan birkaç gün geçivermişti. Adamın aklında kadın,kadının aklında adam vardı anlaşılan ve umulmadık bir yerde, umulmadık bir andave belki de yine kaderin bir oyunuyla bir araya geldiler. Bir kafede oturdularve çaylarını yudumlayarak sohbet etmeye başladılar. İşte o an ilk kıvılcımçakmaya başladı.
Adam, hiç istemese de kısa süreli bir seyahate çıkmakzorundaydı ve kadın, adamın bu halinden hiç hoşnut olmamıştı. Lakin adam,gittiði yerde hiç yalnız kalmamıştı ve her anını kadınla birlikte geçiriyorduondan kilometrelerce uzaklarda olsa bile. Günlerin hızlıca geçmesi tekdileðiydi adamın ve kadın için de bu durum aynı şekildeydi.
Gün geldi çattı. Bir kadın, bir adam kavuştu birbirlerine.Sanki yıllardır birbirlerinden uzakmışçasına hasret giderdiler. Adam, onusevdiðini söylüyordu kadına henüz birbirlerini çok fazla tanıyamamış olsalarda. Adam seviyordu, kadın da.
Hayat, adeta yeni başlıyordu her ikisi için ve kader yenidenyazılıyordu. Bir kadın, bir adam çok mutluydular ve bu mutluluðu sonsuza deksürüp gidecek sandılar.
Gün geldi çattı. Hiç umulmadık bir yerde, umulmadık bir andave belki de kaderin kötü bir oyunuyla, hislerinden emin olmadıðını söyleyenkadın ayrılmak istediðini söyledi adama. O an zaman durdu adeta, dünya yıkıldısanki ve adamın aklı başından uçup da gitti.
Hayat, kısa bir süreliðine durmuştu ve adamın kalbiatmıyordu artık. Böyle bir şeye ihtimal dahi vermezken böyle bir durumlakarşılaşmış olmak bu hayatta görebileceði en büyük hayal kırıklıðı idi. Kâbus,bir çıð gibi üzerine çökmüştü bir anda. Altında kaldıkça eziliyor ve nefesalamıyordu. Bu kâbustan uyanmak istiyordu en kısa zamanda fakat gerçek, zamanınona kötü oyunlar oynamasına müsaade ediyordu. Adam, alışmaya çalıştıðı buayrılıðı hazmetmek için çırpındı. Fakat hazmedemiyordu.
Bir kadın, bir adam!
Ayrılık sonrası konuşmaya devam ettiler:
Adam: Canım çoksıkılıyor.
Kadın: Neden?
Adam: Halakurtulamadım şu sıkıntıdan. Ne yapsam, ne etsem olmuyor.
Kadın: Zamanlatoparlarsın.
Adam: Bence bukadar kolay deðil. Hazmedemiyorum.
Kadın: Neyi,neden hazmedemiyorsun?
Adam: Bu şekildeolmasını hazmedemiyorum. Ve ben, senin duygularından emin olmadıðın kısmına dapek inanmıyorum açıkçası. Çünkü öyle bir durum olsaydı, bunu en başından itibarenhissederdim ve hislerimde yanıldıðım da olmamıştır bugüne kadar. Ve emin ol,böyle bir durum olsaydı bunu en başından itibaren sen de hissederdin.
Kadın: Benim bukonuda emin olmamı yeterli bulmuyor musun?
Adam: Ben şunusöylüyorum ki, böyle bir şey varsa en başında olur zaten. Birine karşı ya birşeyler hissedersin ya da hissetmezsin ve bu hislerin ne yönde olduðu da açıkbir şekilde ortadadır. En başından en sonuna kadar her şeyi defalarca düşündüm,hem senin açından hem de kendi açımdan. Ama bu tarz bir duruma sebebiyet verebilecekne bir tutum ne de bir davranış bulabildim.
Kadın: Çocukdeðilim ben. Ne hissettiðimi bilirim zaten.
Adam: Madem biliyordun ne hissettiðini, neden böyle bir şeyegiriştin. İnsan hayatı bu kadar mı ucuz, bu kadar mı basit? Ki bu konularinsanların en hassas olduðu konular. Ben de ne hissettiðimi biliyorum vehissettiklerimden adım gibi de eminim. Bence, benim bilmediðim başka bir nedenvar ve sen söylemiyorsun.
Kadın: Ben nedenleri söyledim sana. Bunlara inanırsın ya da inanmazsın.Bu senin bileceðin iş. Ben de böyle olsun istemezdim, emin ol.
Adam: Bilmiyorum, bilemiyorum. Ama bir türlü rahatlayamıyorum. Elimkolum baðlamış durumda, hiçbir şey yapamıyorum. Ne geceleri uyuyabiliyorum nede başka şeylerle meşgul olsam dahi bu sıkıntıdan kurtulabiliyorum.
Kadın: Umarım bu süreci bir an önce atlatırsın ve beni daha iyianlarsın.
Adam: Umarım. Ama benim bu süreci atlatmam çok da kolay olmayacakemin ol. Çünkü ben kendimi biliyorum ve şu ana kadar bu süreci atlatmak içinelimden gelenin fazlasını yaptım ve zor da olsa hala yapıyorum ve yapmadıðımşey de kalmadı. Lakin sonuç yine aynı, deðişen bir şey yok bende.
Kadın: Olay sadece benden ibaret. Bu süreci kolay atlatamazsınzaten. Kolay atlatman şaşırtıcı olur hem de. Zor olur belki ama emin ol iyiolur. Ben de senden önce böyle bir ayrılık yaşadım.
Adam: Beni biraz da şaşırtan bu aslında. Madem böyle bir ayrılıkyaşamışsın, bu gibi bir ilişki sonucunda benimde ne durumda olacaðımı hesapetmen lazımdı. Ve ben, hayatımın dönüm noktasındayım şu an. Ama o dönümnoktasında donup kalmış durumdayım resmen. İçinden çıkılmayacak bir cehenneminiçinde hapsolmuş gibiyim adeta.
Kadın: Böyle olacaðını kestiremedim. Heyecanımı kaybetmemsanıyordum sana karşı ama beklediðim gibi de olmadı. İçinde bulunduðun durumuaz çok tahmin edebiliyorum ama benim de elimden bir şey gelmiyor ki.
Adam: Bilmiyorum. Ama ben hayatımda “keşke” demekten ziyade “iyiki” demeyi tercih ederim her zaman. Şu an bana iyi ki’den ziyade keşkededirtiyorsun ve hiç de hoşnut olduðum bir durum deðil bu. Düşünmeyi çok severimama düşünmekten hiç bu kadar sıkıldıðımı da hatırlamıyorum. Çünkü hep aynışeyleri düşünüyorum. Hayatım boyunca hiçbir şeyden korkmadım ama şu an yaşamakçok korkutuyor. “Ama” kelimesini çok kullanmam. Ama “ama” her cümlemisüsleyen bir kelime oluverdi son zamanlarda. Deðişimi de çok severim ama budeðişim olumlu yöndeyse ve eski durumu aratmayacak nitelikteyse. Şu an bende debüyük bir deðişim var. Ama hep olumsuz yönde. Kendimi özler duruma geldim. Eskihalimi arıyorum resmen ama bulamıyorum. Ve bunun gibi daha birçok şey…
Kadın:“Herşerde bir hayır vardır.” derler. Belki de böylesi daha iyi olmuştursenin için. “Keşke” ya da “iyi ki” adı her ne olursa olsun amaumarım bu ayrılık iyi şeyler getirir sana.
Adam: Benim çok kullandıðım ve inandıðım bir şeydi: “Herşeyde bir hayır vardır.” sözü. Ama bana artık o kadar da inandırıcıgelmiyor bu söz ve çokça dua ettim bu sıkıntıdan kurtulmak için ama nafile. Herşey, hala aynı.
Kadın: Ben seni bu kadar güçsüz hayal etmedim.
Adam: Ben güçsüz olduðumu düşünmüyorum ve deðilim de. Şu an benimyerimde bir başkası olsaydı benim durumumda dahi olmazdı, emin ol.    
Kadın: Her şey zamanla düzelir. Bir anda her şeyi atlatamazsınzaten. Yerinde olsam bu acıyı bu kadar büyütmezdim.
Adam: Anlayamıyorsun işte. İstemekle olan bir şey deðil bu veelinde olan bir şey hiç deðil. Keşke her şey konuşulduðu kadar kolay olsa.Gözümün önünde hep aynı şeyler var ve bu şehir, beni boðuyor adeta. Hatta buülke.
Kadın: Her şey çok yeni ve böyle düşünmen gayet normal.Alışamadıðın şeyler var hayatında. Senin için gerçekten de çok zor bir süreç.Keşke elimden gelen bir şeyler olsa. Senin için en iyi ilaç zaman. Ancak zamanonarabilir yaralarını.
Adam: Zaman bazı yaraları onarırken başka yaralar da açacak bende.Çünkü bu zaman, çok uzun sürecek gibi ve bu da benden çok şey götürür. Vebenim zamanı beklemeye dahi zamanım yok aslında. Ama başka çarem de yokgibi bu durumda.
Kadın: Sen olgun bir insansın ve bunun gereklerini yerinegetirmelisin. Evet! Zor günler yaşıyorsun ama bunlar da atlatılacak şeyler,emin ol. İnsanlar başa geldikten sonra birçok şeye alışıyorlar bildiðin gibi vebedeli ne kadar aðır olursa olsun her acı insanı daha da olgunlaştırır. Hiçbitmeyecek dediðimiz acılar da biter vakti geldiðinde.
Adam: Ben artık daha fazla olgunlaşmak da istemiyorum ve bu kadarolgunluk da bana fazla. Elbet geçecek bu acılar ama üzerinden uzun yıllar geçsede hep bir köşede saklı kalacak bu yaşananlar. Öyle ya da böyle bir şekildehatırlanacak. İnsan ne kadar alıştım dese de bazı şeylere alışamıyor aslında. Vehayat, bir şey daha öðretti bana bu yaşattıklarınla: “Hayatın acımasız olduðu ölçüdeacımasız olmalı insan. Çünkü iyi niyet insanlara çok şey kaybettiriyor buzamanda.”
Kadın: Çok sıradan düşünüyorsun ve kendi doðruların var. Onlarasarılıp kalmışsın. Ben ne söylesem bir faydası yok. Benim artık gitmem gerek.Hoşça kal.
Adam: Anladım. Dikkat et kendine.
Kadın: Sen de dikkat et kendine.
Kadın gitmişti ve adamyalnızlıðıyla baş başaydı yine. Anlaşılan o ki, kadın bu durumda mutluydu amaadam hala çok mutsuzdu…

 

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları