BAZEN YAŞAMAK

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1081 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

“Harflerdir bir araya gelip kelimeleri oluşturan; kelimelerdir bir araya gelip cümlelere kavuşan ve insandır oluşan bu cümlelerde hayat bulup anlam kazanan. Ve kalemdir yazan; bazen kader, bazen keder, bazen sevinç ve bazen de... Madem yaşamaktır yazmak ve madem yazmaktır yaşamak... Öyleyse, ben yazarken yaşarım; yaşarken de yazarım...” diyerekten başlamıştım hayata. Hayat işte, bazen olaðan durumları olaðanüstü gibi gösteren ve bazen olaðanüstü durumları olaðan gibi kabul ettiren bir kaos ortamının yeryüzündeki ayrı bir sureti idi. Yaşamaktı asıl olan, fakat içinde çokça doðrunun olduðu ve asgari yanlışın bulunduðu şekilde olmalıydı adına “yaşamak” dediðimiz şey.
“Bir zulümât-ı âlem[1] içinde kalıp kaybolmuşsa insan, fıtrat-ı insaniye[2] gereði munis[3] bir yapıya bürünür. Mebde-i hayattan[4] ahir-i hayata[5] deðin yaptıðı gibi…” diyerekten devam ettim hayata. Hayat, içinde barındırdıðı doðru ve yanlışları birebir tecrübe ettirerek bu âlemde var olan zihayatlara[6] sahip olduðu anlamı, yapılan her hatada doðruya ulaşması yönünde yeniden keşfettiriyordu adeta. Madem hata kula ait ve madem doðruyu bulmak için hata kaçınılmaz ve madem insan fıtratı gereði yaşamın her anında buna müsait; öyle ise yapılan bir hatanın ikincisine düşmemeli. Olur da, insan aynı hataya ikinci kez düşerse, içinde bulunulan bu perişan duruma gökler de aðlamaz, yer de…
Lisan-ı hal edilecek olunursa, hayatın sadece belli bir evresini kapsayan yaşamak, bazen çok uzun göründüðü gibi, bazen de çok kısa olarak tezahür edebilir. Yaşamak, çok uzun görünür. Çünkü, fani olan bu âlemde yaşantınız boyunca gerçekleştirmek istediklerinizi ve belki de fazlasını hayata geçirmişsinizdir. Dönüp de ardınıza baktıðınızda geriye sizi anımsatacak çok şey bırakmışsınızıdır. Yaşamak, çok kısa görünür. Çünkü, fani olan bu âlemde yıl bazında uzun bir süreç geçirmiş olsanız dahi, yaşadıklarınız yapamadıklarınız ile çokça dolu ise, bu isteklerinizi hayata geçirmek babında yaşamak çok kısadır. Çırpınıp durursunuz geride sizi anımsatacak bir şeyler bırakmak için. Fakat, buna ne gücünüz yeter ne de zamanınız.  
“Bazen gitmek ister insan, bazense kalmak. Ve hep gitmek ve kalmak arasında bir karmaşanın ortasında bulur kendini, çözülmesi imkansız bir kaos misali. Bazen gitmek istediði yer de aynıdır, kalmak istediði yer de…” diyerekten yaşamaya devam ettim. Hayatın her evresinde barınan belirsizliklere bir nokta koydum. Belirsizlik işte, çokça karşılaştıðımız ve bir karara varamadıðımız, o içinden çıkılması imkânsız gibi görünen istenmeyen durum.
** *
Bazen diye başlar cümle,
Ve bazen,
İnsanları okumaya başlamışken
Sadece bir virgül atılır bakışlara,
Hayat, devam eder durur
İnsanları okumak zorlaşırken
Bazen de bir nokta konulur bakışlara
Dünya, dönmeyi unutur.
Ve bazen,
Olmak da ister insan, olmamak da…
Bir çelişki yumaðında saklanır durur hep,
Bazen korkusuzdur insan,
Kalbinde karanlıða hiç yer yoktur.
Ve bazen de korku doludur
Yaşamaya dahi mecali yoktur…

 
[1] Zulümât-ı âlem: Karanlıklar âlemi
[2] Fıtrat-ı insaniye: İnsan doðası, insan tabiatı
[3] Munis: Uysal
[4] Mebde-i hayat: Hayatın başlangıcı
[5] Ahir-i hayat: Hayatın sonu
[6] Zihayat: Canlı, yaşayan

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları