İlim Adamlarina Saygi ve Öðretmenlerimiz

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1102 kez görüntülenmiştir.
MUSTAFA KORKMAZ

Yüce dinimiz İslam; “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öðüt alırlar.” İlkesiyle ilim öðrenmeye, öðretmeye, okumaya, dinlemeye ve bu işleri yapanları sevmeye, onlara karşı saygılı olmaya çok büyük önem vermiştir.

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimin çeşitli ayetlerinde şöyle buyuruyor: “Biz bu misalleri insanlara veriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlar” “Eðer bilmiyorsanız, ilim sahiplerine sorun.” , “Allah (c.c.) sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri yüksek derecelere ulaştırır.” , “Sakın cahillerden olma” , “Allah’ın kulları arasında, ancak âlim olanlar, O’ na karşı derin saygı duyarlar” .

Hz. Peygamber (s.a.v.) de pek çok hadislerinde ilmi, âlimi ve ilim öðrenenleri övmüş, ısrarla okumaya ve ilme teşvik etmiştir. Hadis kitaplarımız bu çeşit hadislerle doludur. Bazıları şöyledir: “İlim talebi her müslümana farzdır.” “Kim ilim talep ederse, bu onun geçmiş günahlarına kefaret olur.” “İlim öðrenin, çünkü ilim öðrenmek düşmana karşı silahtır.” “Sadakanın en deðerlisi, müslümanın ilim öðrenip Müslüman kardeşine öðretmesidir.” “İlim tahsili için sefere çıkan (evine) dönünceye kadar Allah yolundadır. Gurbette ilim tahsil ederken ölen kimse ise şehittir.”

İlmin deðerini ve insana kazandıracaðı faydalan bilen kimseler, ilim sahiplerine saygı göstermeyi medenî bir insan olmanın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ederler. Zira bu sevgi ve hürmet, dış görünüşte o âlime ise de, hakikatte ona bu bilgiyi ihsan eden Cenâb-ı Hakk’a gösterilmiş olmaktadır. Bu itibarla, ileriyi gören ve ilmin inkişâfını düşünen müslümanlar, bilgi sahasında tanınmış kimselere saygılı olmayı ulvî bir vazife bilirler.
Aklımızı faydalı bilgilerle bezeyen, bizlere okuma zevkini aşılayıp kitaplarla dost hâle getiren, vatan sevgisi ile ruhumuzu aydınlatan, doðru ve güzel olan şeyleri öðreten, ilahi rızaya açılan yolu tarif eden ilim adamlarına çok şeyler borçluyuz. Onların fedakar çalışmaları olmasaydı hakkı bilmez, hakikati bulamaz ve cehalet bataklıðından çıkamazdık.

İlim adamlarına saygıyı, Hz. Ali (r.a.) şöyle ifade ediyor: “Bana bir harf öðreten, beni kendisine köle yapar.” Bu saygı, ilim adamlarının insanlara hayrı öðretmeleri ve faydalı yolları göstermeleri, hiçbir karşılık beklemeden bize dünyevî ve uhrevî vazifeleri talim etmeleri sebebiyle gösterilmiş olmaktadır. “Âlimin atının ayaðından sıçrayan çamur, bizim şerefimizdir” diyen Yavuz Sultan Selim’e kadar her devirde ilim adamına saygının en asil örneklerini vermiş bir milletin fertler olarak bu saygıyı her zaman diri tutmalıyız.
Bu vesile ile bize küçük yaşlardan itibaren kalem tutmayı, okumayı, yazmayı, sevgi-saygıyı, edebi-ahlakı, bütün kutsal deðerleri öðreten tüm öðretmenlerimizi ve âlimlerimizi saygı ve minnetle anıyor; ahirete irtihal edenlere rahmet diliyoruz.

                                                                                                                                             MUSTAFA KORKMAZ

                                                                                                                                        EMEKLİ MÜFTÜLÜK ŞEFİ

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları