HAYALLERİN İÇİNDEN

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1677 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Düşlerimden düşüncelerime intikal eden ahval sonucunda işitmiş olduðum seslerin cihetini tayin etmeye çalıştım. Yapmış olduðum saptamalar göstermekteydi ki, bu bir anlam kazanma ve aynı zamanda da bir anlam kazandırma savaşıydı. Mevcut durum neticesinde, zihinlere işleyen, fakat kalplerden ırak olan bu sözlerde, önce anlam kaybolup gitmiş ve ardından her bir kelime tek tek hecelere bölünmüş ve nihayetinde her bir hece de tek tek harflere bölünerek kendi dünyaları içinde yalnız kalacakları bir âlem zuhur etmişti.
“Dünyaya sırtımı dönüp de gittiðim vakit, ardımda çok şey bıraktıðımı fark edememiştim aslında. Ardımda seni kendi dünyanın içinde yalnız bırakmış olmak, bir nevi kendimi mahşer azabına terk etmiş olmaktı. Bu, her daim aşkın ile yanmaktı; yanıp da kül olmaktı.”
Kendi içimde anlam kayması yaşadıðım şu günlerde, harflerin bir araya gelerek heceleri ve hecelerin de bir araya gelerek kelimeleri oluşturması neticesinde zuhur edecek olan anlamın yeniden dünyama girmesine o kadar ihtiyacım var ki, anlatamam. Şimdilerde içine düşmüş olduðum bu biçare durumla savaşmakta iken, batıl olanı mana derinliðine hapsetme gayesindeyim. Bu gayeyi kendime teblið ettiðim andan itibaren, bu gayeye ulaşma mücadelesi beni bir dünyadan alıp başka bir dünyaya bırakıverdi adeta. İşte şimdi, tam olarak buradayım, kendi dünyamın tam orta yerinde.
“Baktım… Gördüm… Ve işittim… Kâinata ansızın açtım gözlerimi, karanlıklardan münezzeh olan bir sabaha… Ve uyanıverdim içine düşmüş olduðum en derin uykulardan… Ölüp de dirilmiştim adeta… Dirilip de yeniden doðmuştum aslında… Ve semada… Ve yerde… Ve bu ikisi arasında… Hayat, yeniden varlıða bürünmüştü…”
İşte tam olarak bu noktada, hayallerimin içinde, harfler bir araya gelerek heceleri ve heceler de bir araya gelerek kelimeleri oluşturmaya başladı. Yeniden hayat bulduðum bu dünyada, kaybolan anlam, karanlıkları ihtiva eden yokluk âleminden aydınlıkları ihtiva eden varlık âlemine bir geçiş yaptı. Bu andan itibaren, bir hayal başka bir hayali süsledi ve bu, dünyamdan dünyana geçişimin ilk anlarından biri olmuştu sadece.
“Geçmişi bu günümden tenzih ederim ki, bu gün, geçmişte göremediðim ve bu gün farkına vardıðım en mühim şey, ‘senin hayatımdaki varlıðın’ olsa gerek…” 
Dünyamdan dünyana her geçişimde bir nefes kadar yaklaşıyordum sana ve sana yaklaştıðım her anda batıl olan yok olurken, gerçek olan her şey gün yüzüne çıkıyordu bir anda. Bu savaşı, tüm anlamsızlıkları kendi karanlıðı içine hapseden anlam kazanıyordu böylelikle.  
“İşte şimdi, aramıza giren tüm mesafeler ortadan kalktı… Yakın olan zaten yakın iken… Uzak olan da bir hayli yakınlaştı… Ne sema… Ne yer… Ne de bu ikisi arasındakiler… Aşk ile kalbimi kuşatıp varlıða bürünen bu gerçeði, tekrar yokluða mahkûm edemeyecekler…”   
Hayallerimin içinden geçerekten kazandıðım bu savaşı, ancak ve ancak mana derinliði muhafaza edebilirdi. Mana derinliðine sahip olmanın yolu ise yalnızca senden geçiyordu ve bunun başka da bir yolu yoktu ve olmayacaktı da. 
“Hayallerimin içinden… Her bir katre... Islatıverdi gönül sayfamı... Kalemimin ucundan hiç kimselere sormaksızın damlayarak... Gâh beyazlıðında karardı bu sayfa... Gâh saflıðında kızıla büründü... Bu, bir katre olarak akan şeyin ne olduðuna baðlı idi her zaman... Gâh gözyaşı olup aktı sözlerim... Gâh kan olup damladı... Lakin kalemimin ucundan gönül sayfama bir katre olup akan bu şey... Gözyaşı olsa dahi seni yazdı... Kan olsa dahi hep seni yazdı... Ve her durumda, hep seni yazacaktı…”

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları