“DÜN” EYLEDİÐİMİZ GÜNLER…

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1193 kez görüntülenmiştir.
MUSTAFA KORKMAZ

Cenâb-ı Hak bir ayetinde şöyle buyuruyor: “Allah (inkârcılara): ‘Yeryüzünde kaç sene kaldınız?’ diye sorar. Onlar, ‘Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor!’ derler. Bunun üzerine Allah şöyle buyurur: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.” “Sizi boşuna yarattıðımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceðinizi mi sandınız?” [i]

Zaman hızla akıyor, ömür sermayesi tükeniyor. Günleri “dün” eyledikçe, sayılı günlerimiz azalıyor. Yılları eskittikçe, hesap gününe biraz daha yaklaşıyoruz. Önümüzdeki Salı günü yeni bir yıla gireceðiz. Duvarlarımıza yeni takvimler asacaðız. Tıpkı bir sene önceki gibi. Nasıl da tükendi 365 gün! Nasıl da göz açıp kapamak kadar çabucak geçti yüzlerce gün, binlerce saat!

Şair ne güzel ifade ediyor bu hakikati!

“Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi

Hele bana şöyle geldi, bir göz yumup açmış gibi”

            Yeni günler, yeni bir yıl bekliyor bizi. Ömrümüz olursa, onların da tükendiðini göreceðiz. Bir gün biz de bir takvim yapraðından önce düşeceðiz dünyadan. Bizden önce başkaları için hep böyle oldu, bizim için de böyle olacak. Başkaları için sıradan olan bir gün, bizim için en büyük göç başlayacak. Ömür defterimiz kapanacak. Ebedî ömrümüzün rengi o gün belli olacak. Dünya imtihanımız sonlanacak, elimiz kolumuz baðlanacak. O günden itibaren, ebedî hayatı kazanmak için bir şey yapamaz hâle geleceðiz. Geçirdiðimiz yılların hesabı sorulacak!

Yeni yıl, ister hicrî olsun ister miladi; önemli olan bizim vakti nasıl karşıladıðımızdır. Önemli olan, yeni bir yılın başlamasına ne anlam yüklediðimizdir. Yıllar ister ay’a göre belirlensin, ister güneşe göre, fark etmez. Rabbimiz bize güneşi de şahit gösterir, ayı da… Önemli olan, yeni günlerin adının ne olduðu deðil, yeni günlerde nasıl var olduðumuzdur. Zamanın geçişini haber veren yıl başlangıcı gibi özel zaman dilimleri, bir fırsattır önümüzde. Yeni bir başlangıç yapmak içindir bu fırsat. Hatalarımızı gözden geçirip yeni kararlar almak içindir bu fırsat. Hayatımızda yeni beyaz sayfalar açmak içindir bu fırsat. Zamana deðer katabiliriz elbet. Zamanı kurtuluş sebebimiz yapabiliriz. Zamanı ilmek ilmek işleyebiliriz. Gelen yılın günlerinde cenneti kazandıracak işler yapabiliriz. Elimizdeki bir deste takvim yapraðından sonsuz mutluluk çıkarabiliriz. Önümüze gelen her yeni günü kendimize güzel bir şahit yaparak ahirete yollayabiliriz.

Her yılın başlangıcı, aslında bizlere bu mesajları veriyor. Ancak üzülerek ifade edelim ki, başka dinlere, başka kültürlere, başka dünyalara ait sembolik unsurlar, yılbaşı eðlenceleri ile bütünleştirilerek bir tüketim kültürüne dönüşmüştür. Daha endişe verici olanı ise geleceðimizin teminatı olan çocuklar üzerinden bir kimlik ve kültür erozyonu gerçekleştirilmesidir.Ömrümüzden bir sene gittiði halde sanki bir sene kazanmış gibi zamandan intikam alırcasına, kendini ve deðerlerini unutarak, kendinden geçerek alkollü içkilerle sabahlara kadar eðlenmek ne kadar hazindir.  Emek harcamadan zengin olmak arzusuyla kumar, piyango, toto ve loto gibi talih ve şans oyunlarının peşinden sürüklenmek ne kadar üzüntü vericidir.Gönül ister ki, her yılın başlangıcı, insanoðlunun iç içe geçmiş muhasebelerini yaptıðı, kendi insanlıðını yeniden kurduðu bir milat olsun!

Her yılın ilk gecesi, anlamsız gayretlerin peşinde sürüklenmenin vakti olmamalıdır. Aksine ömrümüzden geride bıraktıðımız yılın muhasebesinin yapıldıðı vakittir. Yeni bir yıla daha kavuşturduðu için Cenâb-ı Hakk’a şükretmemiz gereken vakittir. Zamanın sahibi Cenâb-ı Hakk’a karşı kulluðumuzun şuurunda olma vaktidir. Günün beş vaktini secdeyle anlamlandırmaktır. Durduramadıðımız vakti yüreklerimizle doldurmaktır. Bu fani dünyadan ebedî cenneti çıkarabilmektir. Gelip geçen yılların tarlasından sonsuzluk hasadını elde edebilmektir.

Yazımı bir hadis-i şerifin mealiyle bitirmek istiyorum.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir gün ashaptan birine şöyle nasihatte bulunuyordu: “Beş şey gelmeden önce beş şeyin deðerini iyi bilmelisin; ölümünden önce hayatının, meşguliyetinden önce boş zamanının, fakirliðinden önce zenginliðinin, ihtiyarlıðından önce gençliðinin ve hastalıðından önce saðlıðının.”

 

                                                                                                                                                MUSTAFA KORKMAZ

                                                                                                                                             EMEKLİ MÜFTÜLÜK ŞEFİ



 

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları