“Önce İşçi Güvenliði”

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 996 kez görüntülenmiştir.
Bekir Uzel

Bizler, ısı yalıtımlı çift camlı pencereleri olan evlerimizde kömür sobalarımızın yanı başında rahatımızı bozmazken, taşlanmış kotlarımızı giyip modayı takip ederken, göz alıcı renklere boyanmış otomobillerimizle caka satarken. Bakın onların bizlere ulaşması için üç kuruş paraya kapısında “Önce  İş Güvenliði”  (işçinin güvenliðinin akıllara bile gelmediði)  iş yerlerinde köle misali çalıştırılanları neler bekliyor.

Daha düne kadar Maden İşçilerinin köle gibi çalıştırıldıðı hiç konuşulmuyordu.  Fakat son günlerde her yerde maden işçilerinin ne kadar zor şartlarda köle misali çalıştıkları konuşuluyor.  Eðer ki Soma’da  301 (resmi Olarak) madencinin yok olduðu o kaza yaşanmasa yine bunlardan kimsenin haberi olamayacaktı.  Bazı gerçeklerin açıða çıkması için illaki bedel ödemek mi gerekiyor hem de öyle böyle bir bedel deðil, ocaklara ateş düşüren bir bedel.

Bu Gün Maden Faciası Madencileri Hatırlattı

Bu gün yaşanan maden faciası madencilerimizi hatırlattı ve onların çalışma şartları konuşulur oldu. Madenci zaten bir patlama olmasa da çalıştıðı ortamın kötülüðünden dolayı ömrü kısalıyor ve genç yaşta çeşitli solunum yolu hastalıklarına maruz kalıyordu. Artık bunlarında konuşulması ve gündemde tutulması gerektiði gerçeði unutulmamalı.

Ülkemizde işçi saðlıðının hiçe sayıldıðı o kadar çok iş kolu var ki bunlara da bir bakıp orada çalışan işçi kardeşlerimizin sorunlarına da eðilmek gerekmez mi?

Bu İş Kollarında Çalışanları Sadece Patlamalar Çökmeler Öldürmüyor

Maden işçileri, kot taşlama işçileri, oto boya çalışanları, çimento fabrikası çalışanları, cam endüstrisi çalışanlarını bekleyen birde “silikozis” belası var.

Silikozis Hastalıðı silika (SiO2) adı verilen maddenin uzun süre solunması sonucu gelişen kronik bir hastalıktır. Maden işçileri arasında bir dönem “Dul Bırakan Hastalıðı” olarak anılmıştır. Bir işçinin kot taşlama işinde altı ay çalışması bu hastalıða yakalanması için yeterli bir süre olup nefes darlıðı, yorgunluk gibi belirtilerle ortaya çıkar. Ne yazık ki toza maruz kalma ortadan kalksa bile hastalıðın ilerlemesinin önüne geçilemez. Maden işçileri, kot taşlama işçileri, oto boya çalışanları, çimento fabrikası çalışanları, cam endüstrisi çalışanları başlıca risk grubunu oluşturur.

Silikozis Nasıl Bir Hastalık?

Kot kumlama, kotların beyazlatılması, eskitilmiş görünüm verilmesi için, kumun kuru hava kompresörleriyle kotların yüzeyine tutularak aşındırılması işlemine verilen ad. Bu uygulama sırasında solunan tozlar akciðerde silikozis hastalıðına yol açıyor. Silikozis yeni bir hastalık deðil, esas olarak madenlerde, dökümhanelerde, tünel ve yol yapımı işlerinde, seramik vb işkollarında çalışan işçilerin silika tozuna (granit taş-kum tozu) maruz kalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık. Ancak, kot taşlamacılıðına baðlı silikozis, dünyada ilk kez 2005 yılında ülkemizde görüldü. Bilinen klasik silikozis hastalıðı en az 10 yıllık bir çalışma sonrası, silika içeren kumun veya tozun solunmasına baðlı olarak ortaya çıkan, nispeten yavaş seyirli bir hastalık. Hastalarda genelde 50-60’lı yaşlarda şikayetler başlıyor, zamanla akciðerin etkilenme derecesine baðlı olarak kalp yetmezliði gelişebiliyor. Hastalık aynı zamanda akciðerdeki koruyucu mekanizmaları zayıflattıðı için tüberküloz (verem) ve akciðer kanseri gelişme riskini artırıyor. Hastalıðın ilerlediði durumlarda solunum giderek bozuluyor ve ne yazık ki hastalık ölümle sonlanabiliyor. İlerlemiş hastalıðın şu anda bilinen bir tedavisi yok. Çok zor olsa da akciðer nakli yapılabiliyor, fakat bazen bu durumda bile hastalık nüksedebiliyor. Ayrıca, ülkemizde henüz gerçekleşen başarılı bir akciðer nakli söz konusu deðil.

Kaç İşçi Tehlikede, Ne Kadarı Hasta?

Çalışma Bakanlıðı’nın tahminlerine göre, şimdiye kadar 5-10 bin tekstil işçisi bu işte çalıştırılmış.

2-3 ay gibi çok kısa sürelerde de olsa bu işi yapan binlerce işçi soludukları tozun yoðunluðu nedeniyle hastalık tehdidi altında yaşıyor.

Sadece Bingöl’ün Karlıova ilçesinin, 300 haneli Taşlıcay Köyü’nde neredeyse her evde bir silikozis hastası var. Hasta işçilerin birçoðu silikozis daha önce bu işkolunda görülmemiş bir hastalık olduðu için yanlış teşhis maðduru. Yanlış teşhis konmuş ya da doktora gitmemiş işçilerin bir kısmı hastalıklarının nedenini bilmediðinden aynı iş koşullarında çalışmaya devam ediyor. Hastalıðı teşhis edilmemiş ya da yanlış teşhis edilmiş işçiler nedeniyle silikozis hastası işçilerin sayısı tam olarak bilinemiyor, ancak binlercesinin hasta olduðu tahmin ediliyor.

Sadece İstanbul’daki üç büyük hastanede (İÜ. Tıp Fakültesi, Yedikule Göðüs Hastalıkları Hastanesi, Süreyya paşa Göðüs Hastalıkları Hastanesi) bu yıl yüzü aşkın silikozis hastası yatış yapmış, bu rakama polikliniklerde ayaktan tedavi olan işçiler dahil deðil. Son bir yıl içinde, sadece İstanbul’da tespit edilen ölüm sayısı yirmiyi aşkın, ancak rakam gerçekten oldukça uzak. Hasta işçilerden öðrendiðimiz teşhis konmadan ölen işçi arkadaşlarının sayısının daha fazla olduðu. Bunlar, sadece İstanbul’daki kayıtlı rakamlar, ancak durum İstanbul’la sınırlı deðil. Sinop, Tokat, Bingöl, Siirt, Erzurum, Yozgat, Zonguldak ve Çorum’da da kot taşlama sonucu akciðerleri iflas edip memleketlerine dönen çok sayıda işçi var. (Kaynak: www.kotiscileri.org)

Ne yazık ki ülkemizde işçi saðlıðı ve çalışanların sorunları yaşanan ölümlü kazalardan sonra ancak akıllara geliyor. Maalesef kayıp vermeden önlem almıyoruz.  

UYUYORUZ VE SSELAM UYUYORUZ; BİR PATLAMAYLA UYANIYORUZ; FAKAT HEMEN YİNE UYNAYA DEVAM EDİYORUZ. “İYİ UYKULAR TÜRKİYE”

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları