ZEKÂTI SIRF ALLAH RIZASI İÇİN VEREBİLMEK!

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1158 kez görüntülenmiştir.
MUSTAFA KORKMAZ

Peygamber Efendimiz(s.a.s.) ashabın önde gelenlerinden Muâz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak gönderirken kendisine şu tavsiyede bulunur: “Ey Muâz, Yemen halkını, önce Allah’tan başka bir ilah olmadıðına, benim de Allah’ın elçisi olduðumu bilmeye ve tanımaya davet et. Eðer bunu kabul ederlerse, kendilerine gece ve gündüz beş vakit namazın farz kılındıðını öðret. Eðer bunu da kabul ederlerse, onlara, Allah’ın kendilerine mallarından zekât vermelerini farz kıldıðını haber ver. Bu zekât, zenginlerden alınır, yoksullara verilir.”1

      

           Nimetin asıl sahibi Mevla’nın kullarına lütfettiði nimetlerin bir kısmını başkalarına vermelerini emrettiði, eðer o emri tutarlarsa, buna karşılık o nimetleri artıracaðını vaat ettiði bir arınma vesilesidir zekât…

       Fertleri cimrilik hastalıðından koruyup cömertlik erdemine kavuşturur zekât…   Kulun gönlünü manevî kirlerden, servetini ise ihtiyaç sahiplerinin haklarından arındırır. Çünkü varlıklı kişilerin mallarında yardıma muhtaç olup ve iffetinden dolayı isteyemeyen kimseler için bir hak vardır.2 Kişi helalinden kazanmış olduðu malından zekâtını vermekle işte bu hakları ödemiş olur.

      Kur’an, o hak sahiplerini gözeten seçkin insanları “yiðitler” olarak niteler ve şöyle der;

     “Hiçbir ticaretin ve hiçbir alış verişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadıðı yiðitler buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacaðı bir günden korkarlar. Bütün bunları Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye yaparlar. Allah dilediðini hesapsız olarak rızıklandırır.”3

       Bu yiðitler yönlerini Mevla’sına çevirip, gönüllerini namazla aydınlatanlar, mallarını zekâtla arındıranlardır. Kuran-ı Kerim’de namazla zekâtın bir arada zikredilişi böyle bir hikmeti içinde barındırır.

       Rabbimiz bu kullarına, “İşte onlar cennetlerde ikram göreceklerdir.”4 buyurarak müjdesini duyurur.

 

        Kur’an bizden infak ruhuna ve paylaşım ahlakına sahip müminler olmamızı ister. Bu müminler sadece kendileri için yaşamaz, “ben tok olayım da başkasının açlıðı beni ilgilendirmez” diyemez. Yoksulluðun ve yoksunluðun ızdırabını yüreðinde hisseder.

       Zekât, sadece zenginden fakire bir mal ve gelir transferi deðil, sevgi, saygı ve güven akışıdır aynı zamanda. Gönüller arası dostluk köprüleri kurar zekât adeta.

       Efendimiz; “Kalpler iyilik yapana karşı sevgi duyar, kötülük yapandan da nefret eder.”5 sözleriyle bu gerçeðe dikkatlerimizi çeker.

 

       Efendimizin ailesi bir koyun kesmiş ve etini daðıtmışlardı. Yüce Nebi(s.a.s.): “Ondan geriye ne kaldı?” diye sorduðunda Hz. Âişe validemiz, “Sadece bir kürek kemiði kaldı.” cevabını verdi. Bunun üzerine Allah Resulü; “Desene bir kürek kemiði hariç, hepsi bizim oldu!”6 buyurdu.

       Hane-i saadette yaşanan bu örnek gösteriyor ki, geçici olan malı ahiret yatırımına dönüştürerek kalıcı hale getirmektir zekât. 

 

         Geliniz zekâtlarımızı, mallarımızın helalinden ve kalitelisinden verelim. Zekât vermeyenlerin Allah’ın rahmet ve bereketinden mahrum kalacaklarını bilelim. Zekâtımızı belirlenen yerlere ulaştırırken, insanları incitmemeye, onurlarını rencide etmemeye gayret edelim. Güzel bir söz ve baðışlamanın, peşinden gönül kırmanın geleceði bir zekât ve sadakadan daha hayırlı olacaðını unutmayalım.  

       Allah rızasının yoksulu yedirip içirmekten, yetimin başını okşamaktan geçtiðini bilelim. Ve diyelim ki;

      “…Biz size sırf Allah rızası için veriyor, Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz.”7

 

 

                                                                             MUSTAFA KORKMAZ

                                                                            EMEKLİ MÜFTÜLÜK ŞEFİ

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları