DEJA VU

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1241 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

“(B)arınmaya çalışırken bir sevgi yüreðinde, ta dibinde, (t)uzaklarda ararken sen onu, hiç korkma, doðru bir zamanda ve doðru bir yerde o gelip seni bulacaktır...”
 
Bakmış olduðu hayat defterinde gözüne ilk çarpan cümle bu olmuştu. Dünyaya gelmeden once boş sayfalar barındıran bu defter yavaş yavaş doldurulmaya başlanmıştı. Kendi kaderini kendisi yazamıyordu ve bu yüzdendir ki kendisini, içinin doldurulması gereken boş bir kaðit parçası olarak düşündü. Peki onun kaderini yazıp çizen kalem kimin ellerindeydi?
 
Bu soruyu defalarca sormuştu kendisine. Her gün kafasının içinde binlerce bomba patlamakta ve milyonlarca ok kalbine saplanıp durmaktaydı. Kafasının içini savaş alanına çeviren bu patlamalar sonucu, bu savaş alanında kuşatma altında bulunan düşünceler her an ölüp gitmekteydi. Lanet olası bir hayali –ki içinde bulunmuş olduðu bu durum görmüş olduðu bu hayali doðru algılayamamakta- defalarca görmeye devam etmekteydi. Gözlerini her yumuşunda karanlıklar içinde bir köşeye sıkışır halde bulmaktaydı kendisini.
 
Kaçıp gitmeliydi buralardan onu kimsenin bulamayacaðı çok uzaklara. Belki de kendi elleriyle yapmış olduðu bir salın üzerine atlayıp suyun akışına bırakmalıydı bedenini. Umutları ona yelken olmalı, alıp götürmeliydi onu bilmediði diyarlara. 
 
İnzivaya çekilmiş olduðu köşesinde dibine kadar kirletilmiş olan dünyanın ak sütünü emmiş, saflıðından dolayı görünmeyen meleklerini düşündü bir an. Sahip olduðu denklemlerin bilinmeyen kısımlarında yol aldıðını ve bilinen kısımlarının bir hayal misali göz açıp kapayıncaya kadar silinip gittiðini farketti.
 
Çözüm ararken girmiş olduðu dolambaçlı yollar onu her daim yanlış yöne sevkedip içinden çıkılmayacak bir çözümsüzlük durumunun içine sürüklemekteydi. Bir kısır döngünün içine hapsolmuştu adeta, kendisine sunulmuş olan fakir yaşamın fukarasıydı o. En büyük zenginliði sahip olduðu düşüncelerde yaşattıðı sevgi(li)de bulmuştu ve hissetmiş olduðu başarısızlık korkusu onun içten içe tedirgin bir hale bürünmesine sebep oluyordu. Yalnızlaştırdıðı dünya çevresinde tek kalmış olmanın burukluðunu hissediyordu.
 
 “İntiharın eşiðine gelmişti düşüncelerinde yaşatmış olduðu sevgi(li) ve sahip olduðu her şey uçsuz bucaksız uçurumlardan atlamak üzereydi. Boş gözlerle süzüyordu etrafı, sert rüzgarlar sarsmaya başladıðında zayıf olan bedenini. Daha önceleri elde edemediði anlamsız bir sakinlik çöküvermişti üzerine; korku, heyecan, hüzün, mululuk ya da hissetmeye dair herhangi bir şey hissetmiyordu artık. Her şey onun isteði dışında gerçekleşiyor ve hiçbir şeye müdahale edemiyordu. Yaşayan bir ölüden farkı olmayacaktı anlaşılan ve uçurumların derin boşluðuna kendisini bırakıverecek olan düşüncelerine belki bir daha bu denli ulaşamayacaktı.”
 
“ Uçurumlardan atlama durumuna gelmişken düşünceler; Tanrı, seni mujdeliyordu meleklerine, izdüşümünde kaybolmaya yüz tutmuşken sevgi. Gölgeni yansıtan ışıklar kavrarken bedenini, senden yansımış olan bir ışıltı savurup durur benliðimi. Büyülenmiş gibi akarken gözlerim yüreðine, ışıðını yansıtmaya devam ediyordu gökyüzünün mavi rengi. Muafiyete uðrarken günahlar, yakma işlevini kaybediyordu cehennem ateşi.”
 
“(B)arınmaya çalışırken bir sevgi yüreðinde, ta dibinde, (t)uzaklarda ararken sen onu, hiç korkma, doðru bir zamanda ve doðru bir yerde o gelip seni bulacaktır. Sevgi paralelinde yeni yaşamlar belirecek ve sevgi, yaşayanlarca hep baki kalacaktır. ”
 
Bakmış olduðu hayat defterinde gözüne ilk çarpan cümle bu olmuştu. Yaşamış olduðu bu olayın bir ilk olmadıðını farketti ve kendi iç sesiyle kısa bir süre konuşmaya basladı:
 
-         Deja vu
-         Öldüðümü sandım bir an…
-         Yok, hayır!
-         Yeniden dirilmiş olmalıyım…
 
Gözlerini açıp da kendine geldiði an karşışında yine o hayali –ki bu daha önceleri yanlış algılayıp lanet okuduðu hayal-  gördü. Bakışlarıyla yüreðinin en derinlerine kadar inen ışıltıyla duruyordu karşışında. Fakat bu nasıl bir olaydı bir türlü anlam veremiyordu. Ellerinden tuttu ve gözlerinin derinlerindeki ışıltının kaynaðına doðru bir yolculuk yaparak son sözlerini sarfetti:
 
“Mantıðın tükenme noktasında seninle zirveye tırmanmakta düşlerim ve içmediðim sigaranın dumanında tütmekte hasretin…”

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları