Abidin Güneyli\ yi Tanimak...

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1657 kez görüntülenmiştir.
Halise TEKBAŞ

Abidin Güneyli’yi tanıdıðım için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Öyle bir yüreðe sahip ki anlatamam. Saygı duyduðum bir isim Abidin Güneyli.
      Emekli olduktan sonra şiir ve yazılarına daha çok vakit ayıran şair yürekli Güneyli, Mersin Şairler ve Yazarlar Derneði Başkanlıðını yapıyor. Derneðe ait olan ve üç ayda bir çıkan Maki  dergisinin yükünü de omuzlamış durumda. Sevgili Abidin Güneyli’yle Türkiye’nin birçok iline beraberce yolculuk yaptım ve keyif aldım. Konuşmaları hiç sıkıcı olmayan, etrafa pozitif enerji veren bir isim.
İnanın Abidin Güneyli’nin mükemmel bir yüreði var, açık sözlü hiç kimsenin arkasından konuşmaz. Söyleyecek sözü varsa yüzüne söyler.
İşte beni kendisine hayran bırakan yönü de budur...
Güzel insan, deðişken insanların karakter yapısına sahip deðil. Neyse odur Abidin Güneyli. Kendi şahsima söyleyeyim, ruh yapısı şefkat, merhamet ve çocukcu. Seninle üzülür, seninle güler. “İyi ki seni tanımışım” güzel yürek...
 Yukarıda da dediðim gibi, uzun ve çokca yolculuk yaptıðım bir isim. Abim kadar sevdiðim güvendiðim biridir. O kadar insan tanıdım ki, iki maskeyle dolaşır tanıyamazsın, yada seni hayal kırıklıðına uðratır ve sonra diðer yüzünü tanırsın, sanırım insanın bir yüzü olmalı. Sahte ve yapmacık yüzlerden uzak.
 Abidin Güneyli’yi ayıran faktör ise ‘ben buyum’ denecek kadar açık ve mert kişiliði olan, sevecen bir kişi. Günün birinde sizlerde bu ismi tanıdıðınızda, anlayacaksınız. Edebiyat dolu yüreði, sevgi dolu insancılıðı ve de merhametliðini. Abartmıyorum...
 Kimsenin duymaması için gizliden yaptıðı yardımlardan  ötürü kutluyorum deðerli büyüðümü... Neden siz diyeceksiniz... Çünkü yazımda da belirttiðim gibi, çok güvendiðim ve bazı konuları paylaştıðımdan dolayı biliyorum, tüm bunları....
“Kötülük sadece dil dalaşması yada kızgın biranda haraket vari konuşmalardır. Yani şeytanın sizi ele geçirmesidir”... Tabir odur...
Kötülük kendi ekseninde döner, zaman daðarcıðında... yer yoktur, Güneyli’nin dünyasında...
Dün gibi 2010 yılında kıyamet koptu kopacak diye dövündüðümüzde.. N’oldu? koskocaman bir hiç!!!... Bugün 2011 yılını yaşıyoruz... Bu zaman sürecinde aramızdan kimler gitmedi ki.... deðerler bilinmeli, birbirimizn. Tıpkı Abidin Güneyli’nin gibi... Zamanı boşa geçirmeyen, kalp kazanın dev bir isim..
Dostlukla perçinleşen güven veren...
Abidin Güneyli’ninde kriterlerinde bunlar bulunur...
İsterseniz Abidin Güneyli’yi kısaca tanıyalım.

     1947 Yılında doðdu. İlk, orta ve lise tahsilini Osmaniye\'de tamamladı.İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi Kamu Yönetimi Bölümünü ve  lisans üstü İstatistik eðitimi Ankara’da yaptı.
      Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi\'nde tarım işçiliði- Santral Memurluðu, A.İT.İ.A’de “Döner Sermaye İletme Müdürlüðü ve  TC. Başbakanlık  D.İ.E Enstitüsü’nde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra aynı kurumun Muðla ve Adana Bölge Müdürlükleri görevlerinde bulundu.
      Yirmi dokuz yıllık memuriyetten sonra,1996 yılında emekli olarak Mersin’e yerleşti.

Bir dönem Mezitli Belediye Meclis Üyeliði (1999-2004) yaptı. Mersin Şairler ve Yazarlar Derneðinin kuruluflundan bugüne kadar faal üyesi oldu.Halen bu derneðin (MEŞYAD)başkanlıðını yürütmektedir.Derneðin yayın organı “Maki Dergisi”nin de dernek adına sahipliðini ve yayın yönetmenliðini sürdürmektedir.
       “Mersin Gazeteciler Cemiyeti” üyesi olup; halen günlük olarak yayınlanan Mersin Gazetesinde köşe yazarlıðı yapmakta ve şiir köşesi hazırlamaktadır.
Eserleri: 1-Kırk Bahar Geldi Geçti 2-Beş Bahar Daha Geçti.3- 45 Bahar Geldi Geçti.4-Sonbahara Çeyrek Var. “Sonbahara Çeyrek Var” kitabı, Abidin Güneyli\'\'nin son şiir kitabıdır. Ayrıca üç tane de mini şiir kitabı bulunmaktadır. Elma Şekeri-Pamuklu Şeker ve Topsuz İðne. Mini şiir kitaplarını çocuklara ve gençlere şiiri sevdirmek amacıyla bastırıp daðıttıðını söyleyen şair Abidin Güneyli’nin son şiir kitabı “Sonbahara Çeyrek Var” 2006 Yılında toplam olarak 1000 adet basılmış. Kitap toplam 162 sayfadan oluşuyor. Kitabında toplam olarak yüz elli sekiz (158) şiir yer almaktadır.
Şiir kitabını üç bölüme ayırmış. Sonbahara Çeyrek Var- Eski Sevdalar- Bir Başka Sevda. Kitabın son bölümünde de “Son Söz” bulunmaktadır.
      Abidin Güneyli, bu kitabının son sözünde:
“Günümüz Türkçesini kullandıðını, halktan hiç kopmadıðını, halkla hep iç içe yaşadıðını, hep şiiri sevdirmek için çalıştıðını söylemektedir. Halkın kullandıðı Türkçeyi kullandıðını, asıl maksadının şiiri ve okumayı ülkesinin insanlarına sevdirmek için yola çıktıðını söylemektedir.
      Güneyli şiirlerinde  “Bekleyiş" teması...
      Abidin Güneyli\'\'nin Sonbahara Çeyrek Var adlı eserindeki 104 şiirde bir bekleyiş..
Bekleme\'\'nin birçok çeşidi vardır. Ne demişti Necip Fazıl:
“Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar,
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediðim kadar."
    Her insanın bir beklentisi, bir beklediði vardır ayrıca. Her insanın bir Godoth\'\'su. Büyük şairin buradaki “sen"den kastı kimdir, nedir bilemeyiz; fakat “Sonbahara Çeyrek Var\'\'daki şiirlerinde Abidin Güneyli\'\'nin beklediði daha çok sevgilidir.
“Mevsimleri birbirine ekledim
Gece gündüz yollarını bekledim
Günahını omuzuma yükledim
Sonbahara çeyrek kaldı ne desem”
       Bir haziran akşamıdır.Kavilleştikleri yere şair erkence gider; lakin o hiç gelmez. Beklemekten aðaç olur şairimiz. En sonunda ise; Ben de hayallerimi başka bir yaz akşamına erteledim" diyerek savuşur gider.Gelmese de, gelmeyecek olsa da beklemelerin en güzeli sevgiliyi beklemektir sanırım. Onu beklerken zaman güzelleşir. Öyle diyor Yahya Akengin;
“Ey güzel gün, bekleyişe adanmış gün."
Onu beklerken mekân güzelleşir. Öyle diyor Abidin Güneyli;
“Kış çamurdan
Yaz sıcaktan ve tozdan
Yürümek zordu; ama
Sokaklar ne güzeldi seni beklerken"
      Bir de Güneyli\'\'nin Randevu şiiri vardır. Şairin hayâlinde kurguladıðı bir bekleyiş senaryosu gibidir bu şiir; çünkü gözü yollardadır hep; “Bekliyorum gözüm yolda merakla" demesi bundandır.
    Bir arayış, bir açlık içindedir;
Gözlerimi yola diktim bekledim
Bir yudum sevgiye açım, nerdesin"
Yaş kemale ermiştir; fakat ne âşıðın beklemesi bitmiştir, ne de beklenilen çıkıp gelmiştir;

Göz yollarda aşk beklerken
Yorgun düştü yürek erken
Ak düşmesin saça derken
Yafl kemale erdi bile"
“Sevgi Reçetesi" şiirinde şöyle der bir gün;

Hastayım yolunu bekler özlerim
Ne parada ne de pulda gözlerim
Her an duygulanır dalar gözlerim
Doktor reçetene biraz sevgi yaz."
Doktor reçeteye “sevgi" yazmış olsa da kâr etmemiş olmalı ki bir başka gün aynı isteðini tekrarlamak gereðini duyar;

Ne parada ne puldadır gözlerim
Hastayım yolunu bekler özlerim
Her an duygulan?r dolar gözlerim
Doktor reçetene sevgi yazsana
     Belli ki doktor ocaðından bir çare bulamayan şairimiz bu defa da falcı kucaðına düşmüştür. Yalvarıp yakarırcasına neler der bakın;
Hasretim ateşim sönecek mi ki
Gitti o bir daha dönecek mi ki
Yüreðin acısı dinecek mi ki
İyi şeyler söyle söyle be falcı
     Kendi kendisini teselli eder bir mısraında; “Günü gelir ben de bir gün gülerim" bekleyişine kapılır beklentisini duaya dönüştürür başka bir yerde; “Sevdiðine kavuşursun inşallah" der. Oysa Faruk Nafiz ne demişti; “Bekleyenim olsa da kavuşmasam."
     Bekleyen bekleyenin derdinden anlar olmalı ki 69. sayfada limanda yol gözleyen birine ufuktaki yelkenli müjdesini verirken buluruz onu. 109. sayfada ise onu bir anlamda bekleye bekleye beklemelere alıştıðını ifade eder bir ruh haletinde yakalarız;
“Bilmediðim yola gittim yoruldum
Bekleye bekleye ben de duruldum"
Zaman zaman şairim Abidin Güneyli’yi başkalarının beklentilerini dile getirirken de gördüðümüz olur;
“Yollarını bekledi kurban kesti hayrına
Acılara dayandı taşlar bastı baðrına"
Bir de bakarsınız vuslat demindedir; sevgilinin kulaðına muştular sunmaktadır;
“İşte yine başbaşayız
Bekle gör ne günler yaşayacaðız"
Sonra yine sitem, yine kırgınlık beklentisi boşa çıkmıştır.
“Bu sene bayramda niçin gelmedin
Yüreðim yaralı kırgınım sana"
Bayramda dahi sevgiliyi ayaðına bekleyen âşıða sormazlar mı fakat; “Sen niye ona gitmedin?" Nurullah Genç de öyle demişti;
Gelmedin; son hayal de yanıp yanıp kül oldu
 Gelmedin; yıldırımlar düştü hülyalarıma
Nasıl kıydın be zâlim, musum rüyalarıma
Sana doðru her adım neden hep ölüm sunar
Seni her andıðmda, renk solar, edsen yanar"
Ölüm" mü dedi şair?
Abidin Güneyli\'’de, ölüme “bekle" diyen şairlerdendir.
Yaşamaya sebepleri, ölmemeye mazeretleri vardır çünkü. “Ölüm kısa günde beni bekleme" der; yani “yakın günde/tez zamanda."
“Ellerimde nasır daha duruyor
Gözlerimin yaşı yeni kuruyor
Neden hep Azrail beni soruyor
Boş bir zamanımda gelirim inan"
Ölüme boş zaman bulamayacaðını o da bilmektedir aslında. Amacı Azrail\'\'i başından savmaktır şimdilik. Söz verdiði iki bin yüz beş yılı kışında da diyeceði; “Yapacaðım işlerim daha çok inan"dan başkası olmayacaktır şüphesiz.
      Güneyli\'\'nin “Sonbahara Çeyrek Var" sözü bir teselli mi, teslimiyet mi pek bilmesek de Bekir Oðuzbaşaran\'\'n, “ölüm işleri yüzüstü bırakış deðil mi" tespiti yerindedir. Hayat dediðin, işleri yüzüstü bırakış anını beklemekten öte nedir ki zaten” Dünya duraðında ölümü bekleyenleriz hepimiz. Tanpınar\'\'ın dediði de bu;
“Beklersin köşende sessiz ve yorgun
Siyah atlarını son yolculuðun."

Yazmaya kalksam, bitmez. Kısaca sizlerde yazımsal olarak tanımış oldunuz Güneyli’yi.
Şair yürekli, arkadaşım, kal ve yaşa, hayatı..... 

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları