7 YIL ÖNCE 7 YIL SONRA

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1283 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

1 Şubat 2004 bir Pazar günü…
 
Türkiye Süper Ligi’nde 2003-2004 sezonu, yani 7 yıl öncesi ve ligin 19. haftasında Bursa Atatürk Stadı’nda Bursaspor-Beşiktaş karşılaşması oynanacaktı. Mac öncesi Beşiktaş Futbol Takımı 43 puanla lider, Bursaspor Takımı ise 13 puanla küme düşme potasında 16. sıradaydı. Her iki takım açısından önemli bir maçtı ve maçın 58. dakikasında Tümer Metin’in atmış olduðu gol ile Beşiktaş maçı 1-0 kazanmış bulunuyordu. Aynı sezon içinde Beşiktaş 62 puanla ligi 3. sırada tamamlamış, Bursaspor ise 40 puanla Bank Asya 1. Lige düşerek ligi 16. sırada tamamlamıştı. Bursaspor 2 sezon Bank Asya Birinci Lig’de mücadele etmiş ve 2006-2007 sezonunda yeniden Süper lige yükselmişti. Bursaspor taraftarı ise küme düşmelerinin sorumlusu olarak Beşiktaş’ı görmüş ve iki takım taraftarları arasındaki gerginlik nedeniyle 2006-2007 sezonundan bu yana Beşiktaş taraftarları Bursa Atatürk Stadı’ndaki maçlara alınmamıştı. 
 
5 Aralık 2010 bir Pazar günü…
 
Spor Toto Süper Ligi’nde 2010-2011 sezonu, yani 7 yıl sonrası ve ligin 15. haftasında Beşiktaş İnönü Stadı’nda Beşiktaş-Bursaspor karşılaşması oynanacaktı. Maç öncesinde stat dışında Beşiktaşlı taraftar grubunun Bursasporlu taraftar grubuna saldırması sonucu 2 Bursasporlu taraftar bıçaklanarak yaralandı. Maçı 64. dakikada Filip Holosko’nun golüyle Beşiktaş Futbol Takımı 1-0 kazandı…
 
7 Mayıs 2011 bir Cumartesi günü…
 
Bursa Valisi Sahabettin Harput, 3 Mayıs Salı günü, Bursa Emniyet Müdürü Halil Yılmaz ve Bursaspor Kulübü Başkanı İbrahim Yazıcı ile birlikte düzenlediði basın toplantısında Beşiktaş taraftarlarının Bursa Atatürk Stadı’nda oynanacak olan Bursaspor-Beşiktaş maçını tribünden izleyebileceklerini ve yasaðın kaldırıldıðını bildiriyordu.
 
Beşiktaş taraftarının stada girmesini istemeyen Bursaspor taraftarı stat çevresinde güvenlik önlemleri alan polislerle tartışmaya girip Bursa sokaklarını adeta savaş alanına çevirmişlerdi. Ellerinde desteklediði takımın bayraðını taşıması gereken taraftarlar ortalıða taşlar fırlatıp bıçak sallıyorlardı. Çıkan bu olaylar sonucunda 25’i polis, toplam 34 kişi yaralanmıştı.
 
“Yasaklar çiðnenmek içindir.” zihniyetiyle hareket eden bir toplumda konulan yasaklara uymayan ve yasak kalktıðı için de tepki gösterip ortalıðı savaş alanına çeviren bir zihniyetin içinde bulunduðu çelişkili durum cehaletten başkası deðildir.
 
Bir kışkırtma sonucu küçük bir alevken büyük bir yangına dönüşen bu olaylar gösteriyor ki, hiç bir durumdan herhangi bir ders çıkaramamışızdır. Öyle ki; bizler toplum olarak yaşadıðımız bu ve bunun gibi olaylardan gerekli dersleri çıkarmış olabilseydik hiç kimsenin oyununa gelmez, bu olayların yaşanmasına sebebiyet vermezdik. Küçük bir kışkırtma sonucu galeyana gelmez, bu derece kışkır(tıl)mazdık.
 
Geçmişte yaşadıðımız olaylar gösteriyor ki kışkırtılışımız sadece futboldan dolayı deðildir.
 
2 Temmuz 1993 bir Cuma günü…
 
Pir Sultan Abdal Kültür Derneði tarafından organize edilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne Salman Rusdie’nin “Şeytan Ayetleri” adlı kitabını çevirip yurt genelinde tepki alan Aziz Nesin ve pek çok sanatçı ve fikir insani o dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin tarafından özel olarak davet edilmişti. Aziz Nesin’in gelmesi ile “Müslüman Kamuoyuna” adlı bildiri ile “küfürlerin hesabının sorulma günü” deniyor ve Hakikat Gazetesi ise “Müslüman Mahallesinde Salyangoz Sattılar” başlıðını atıp halkı adeta kışkırtıyorlardı. “Can Şenliði Oyuncuları” ise davul çalarak oyuna başladıðında davul sesi ezan sesini bastırıyor diyerekten sivil bir polis oyuncuları davul çalmamaları yönünde uyarıyordu. Cuma namazından çıkan kalabalık ise 1000 kişi ile Hükûmet Meydanı’na yürüyor, Hükûmet Konaðı’nı taşlayıp “vali istifa” sloganları ile ortalıðı adeta inletiyorlardı. Olaylar bu şekilde cereyan edip kışkırtılan halk “Madımak Oteli ”ne yürüyüp civardaki araçları ateşe verdikten sonra oteli taşlıyorlardı. Madımak Oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte ateşe veriliyordu. Bu olay ile otele sıðınmış olan ve aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin’in de bulunduðu 35 kişi yanarak ya da dumandan boðularak can vermişti. “Sivas Katliamı” bu şekilde gerçekleşmiş oluyordu.
 
Olaylara sadece metafiziki açıdan –tek bir pencereden- bakan bir toplumda sorunların temeline inilmeyip geçici çözümler üreten ve diyalektik açıdan –her pencereden bakabilen- düşünemeyen bir mekanizma ile sonuca ulaşmak pek mümkün deðildir. Yakın bir zamanda çıkarılmış olan “Sporda Şiddet Yasası” bizlere çok açık bir bicimde göstermektedir ki; sorun kanun çıkarmakla bitmezmiş. Bunun en büyük kanıtı da Bursa’da meydana gelen olaylardır. Eðer ortada çözülmesi gereken bir sorun varsa, o sorunun temeline inilmeli ve kesin çözümler üretilmelidir. Bataklıkta sinek avlamak yerine bataklık kurutulmalıdır.   
 

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları