ÖZELLEŞTİRME

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1314 kez görüntülenmiştir.
Murat TAŞ

Özelleştirme, genel ekonomi içerisinde kamu kesiminin rolünün asgari düzeye indirilmesi veya tamamen kaldırılması durumudur. Yani, tam anlamıyla sahip olunan ekonomik yapıda köklü bir degişiklige geçilmesi aşamasıdır özelleştirme. Böylelikle piyasanın, serbest piyasa koşullarına hazırlanması gerçekleştirilir. Özelleştirme politikaları bu yönleriyle incelendiði zaman iktisadi bir olgu olduðu ortaya çıkmaktadır. Oysaki, özelleştirme politikaları bir ihtiyaç sonucunda gündeme gelmemiştir. Bu politikalar, uluslararasi neo-liberal politikaların bir yansımasıdır.
 
Peki, özelleştirmeye neden başvurulur?
 
Günümüzde özelleştirmeye başvurma nedenlerinin başında; ekonominin içinde bulunmuş olduðu sorunların çözümünde KİT’lerin (Kamu İktisadi Teşebbüsleri) özelleştirilmesi gelmektedir. KİT’lerin özelleştirilmesine sebep olarak da; KİT’lerin üretken olmaması, borç bataðına saplanması, sürekli zarar etmesi, düzenli bir işletme anlayışının olmaması ve devlete büyük bir yük olması gibi gerekçeler gösterilmektedir. Bu şekilde, olumsuz sonuçlar bir neden olarak gösterilmiş; fakat sorunun temeline inilmemiş ve gerekli çözümler üretilmemiştir.
 
Türkiye’de özelleştirmeye başvurulmasının başka bir nedeni ise; Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomi politikasından yoksun olması ve her şeyin “IMF (Uluslararası Para Fonu)” ve “Dünya Bankası” gibi kuruluşlar tarafından dayatılmasıdır. IMF’in önerileri ile ulaşılmak istenen nokta Türkiye’de istikrarlı bir ekonomik gelişmenin yaratılması gibi gösterilmeye çalışılsa da, asıl amaç kamu borçlarının en uygun seviyede yarar getirecek şekilde ödenmesinin saðlanmasıdır. Uygulanan bu politika ile ülkenin daha fazla dışa baðımlı hale gelmesi durumu ortaya çıkmaktadır.
 
Peki, özelleştirmenin sonuçları nasıl olacaktır?
 
Özelleştirme ile ülkenin iç ve dış borç yükünde artış meydana gelecek ve ülke daha çok dışa baðımlı hale gelecektir. Bu sayede Uluslararası Kuruluşlar (IMF ve Dünya Bankası) adına “İstikrar Politikaları” dedikleri dayatmaları istedikleri şekilde uygulayabileceklerdir.
 
KİT’lerin özelleştirilmesi ile işsizlik oranında artışlar meydana gelecek, işçiler ücretlerinden yoksun kalacak ve bu durum sonucunda da yoksulluk oranı büyüyecektir.
 
Özelleştirme ile birlikte yabancı yatırımcılar yerli endüstriyi ucuza kapatmak için her türlü yolu deneyerek birbirleriyle rekabet içine düşeceklerdir.
 
Özelleştirilen KİT’lerin üretim biçimi ve çalışma düzeni deðişecektir.
 
KİT’lerin devredilmesi/satılması esnasında çeşitli “yolsuzluklar” meydana gelecektir.
 
Özelleştirme sadece iktisadi sonuçları olan bir olgu deðildir; aynı zamanda toplumsal ve siyasal sonuçları olan bir olgudur. Özelleştirmenin uygulama sürecinde özelleştirilen kurumlarda çalışanlardan gelen tepki ve direnç ve özelleştirme sonucunda ne gibi bir durumla karşılaşılacaðının bilinmemesi sonucu ortaya çıkan belirsizlikler toplumsal bir olaydır. Özelleştirme sonucu artan işsizlik ve beraberinde meydana gelen yoksulluk ile cereyan eden olaylar toplumsal bir olaydır. Özelleştirmenin bir ekonomik politika şeklinde kullanılması hükümetlerin yetkisindedir. Bu durum da işin siyasi boyutunu oluşturmaktadır. Bu şekilde özelleştirme, bir ekonomik yöntem olarak ortaya çıkmanın ötesinde ülkelerin toplum hayatına etki eden sonuçlarının yaşandıðı iktisadi bir olgudur.

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları