ERZİNCAN’DA ŞAİRLER BULUŞMASI

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 2301 kez görüntülenmiştir.
Halise TEKBAŞ

Hemen aklımdan geçen dizeleri sizlerle paylaşmak istiyorum..

“Erzincan’a girdim ne güzel baðlar

Mangalın dumanı gözümü daðlar

Dostlar birbirine bakışıp aðlar

Vedalaşmak zordur Erzincan sana.”

Günler öncesi 1.Erzincan Şiir Şöleni’ne katılmak için yerimi her zamanki gibi önden ayırtmıştım. Erzincan’a ilk kez gitmenin heyecanı daha gitmeden sarmıştı. Çünkü yeni yüzler yeni arkadaşlıklar başlayacaktı. Bu şölene Kayseri’den şair yazar Sabit İnce’nin daveti üzerine bu güzel ve şirin il’e gitmeye karar vermiştim.

Şiir insanın damarlarında dolaşan kandır, heyecandır deðil mi?

Erzincan otobüsü 15 Temmuz 2011 günü saat 18.30 kalkması gerekirken, yarım saat gecikmeyle hareket etti.” Esadaş Otobüs” firmasıyla ilk kez böyle uzun bir yolculuða çıkıyordum. Pozantı mevkiine gelince Adana’ya inat serin bir hava vardı. Yolculuðum gayet iyi geçiyordu. Otobüsteki servis diðer firmalara göre daha iyiydi. Yolculuk esnasında hiç uyuyamadıðım için arada bir müzik dinledim ve kitap okuyarak o güzelim şehir Erzincan’ın otogarına geldim.

Sabahın saat 5.30 idi. Otogar bu erken saatte bile hareketliydi. Çok şirin ve cana yakın insanları gözümden kaçmadı. İner inmez dönüş için biletimi alırken birden yanı başımda Gaziantep’ten gelen şair yazar Ahmet Ayaz belirdi.. Ne keyifliydi dostlarla bir arada olmak. Hemen sarıldık. Biletlerimizi aldıktan sonra çay ocaðına geçtik. Erzincan’ın ilk çayını da içmiş olduk. Ahmet Ayaz hocamla hem sohbet ettik hem de çaylarımızı yudumladık. Sabahın erken saatlerinde kimseyi rahatsız etmemek için saat 07:00’yi beklemeyi uygun bulduk. Ahmet hocam dayanamadı ve Adem Yıldırım’ı arayarak geldiðimizi haber verdi.

Şair ve yazar olan Adem Yıldırım’ı ilk kez Erzincan otogarında bizi almaya geldiðinde tanıdım. İnsanlara olan sevgisi, gözlerinden okunuyordu. Bizlerle o kadar ilgilendi ki, hiçbir şeyin eksik olmaması için elinden geleni yapıyordu. Adana’dan iki şişe şalgam almıştım. Şair yazar Sabit İnce ve Adem Yıldırım’a verdim.Adem Yıldırım kendi aracıyla bizleri konaklayacaðımız Belediye Aşevi ve Sosyal Tesisleri’ne götürdü. Her şey kusursuzdu. Sabit İnce ve İbrahim Budak bizden önce gelmiş ve yerleşmişlerdi. Her iki yüreði oturma salonunda buldum.

On iki saatlik yolculuktan sonra hala ayaktaydım. Gaziantep’ten Mehmet Nacar, Ahmet Ayaz, Kayseri’den Sabit İnce, İbrahim Budak, İzmir’den Halim Akın, İstanbul’dan Elif Aktan, Adıyaman’dan Şemsettin Dervişoðlu, Gülten Ertürk, İstanbul’dan Mustafa Tahir Öncel, Tekirdaðd’an Yıldız Gül Toksöz, Adana’dan ben Halise Tekbaş,Erzincan’dan Metin Yıldırım. İyi ki geldim dedim kendi kendime. Bir çok vilayete gittim gördüm ve gezdim. Burayı görmesem eksik kalırdım.

Adem bizi şehir merkezinde görülmeye deðer masmavi ve pırıl pırıldayan bir göl kenarındaki müzikli çay bahçesine götürdü. Hemen şairlerle birlikte fotoðraf çektirmeye başladık. Her tarafı çektim. Bizler adeta çocuklaşmıştık bu manzara karşısında. Sohbet ettik ve şairler birer dörtlük yazdı Erzincan adına. Aramızda şirin mi şirin güler yüzlü bir o kadar da tatlı Erzincanlı radyocu Nazlı Hanımla tanıştık. Sonra Erzincan merkezini gezdirdiler.

Daha sonra “Ekşi Su” denilen mesire alanına götürdüler. Her taraf cennet gibiydi. Anlatmak deðil gidip görmek gerekir. Bu su neden şimdiye kadar deðerlendirilmemiş anlamadım.Acaba ben mi bu konuda bilgisizim bunu da sormayı unutmuşum.

Erzincan deprem kuşaðında olduðu için çok katlı binaların olmaması dikkatimden kaçmadı. Konum ve yerleşim alanları olarak harika bir yerdi. Müthiş cadde ve sokakları. Her taraf pırıl pırıldı. Sanki çiçeklerle bezenmişti. Akşam yemeðinden sonra Tarihi Çırahane’ye gittik. Şark odası gibi düzenlenmiş nargile, müzik, eðlence otantik bir yer. Şiirlerimizi okuduk. Ama öyle bir yorum vardı ki. Aslen Erzincanlı olan şair ve yazar Metin Yıldırım gönüllerdeki yerini aldı.Hayranlıkla dinlemiş bitmesini hiç istememiştik. Şiirler adeta su gibi içilmişti. Gece hiç bitsin istemiyorduk ama her gecenin sabahı olduðu gibi, bu gecenin de sonuna gelindi. Belediye Aşevi ve Sosyal Tesislerine geldik. Ben odama çıktım ve başımı yastıða koyar koymaz derin bir uykuya dalmış olmalıyım ki sabahleyin dinç kalktım. Gece hava çok serinmiş, odanın penceresini de açık tutmuştum ve üşümüşüm. Üşümek bana çok iyi gelmişti, Adana’nın sıcaðı yanında.

Adem Yıldırım bizi alarak kahvaltı yapacaðımız yere götürdü. Erzincan’da sabah mercimek çorbası içmek çok güzel. Arkadaşlarla birlikte güzel kahvaltımızı yaptık. Diðer bir yandan da koyu bir sohbete girdik. 16. yüzyıldan günümüze kadar konuştuk. Zamanı tutamıyorduk ve bizi “Erzincan Belediyesi Kültür Parkı”na götürdüler. Kayıklar ve ördeklerin fotoðraflarını çektim. Daha sonra bir fırtına ve ardından bardaktan boşanırcasına yaðmur. Bizler çocuklar gibi saða sola koşturduk…….

……………………………………………………………

Çaðlayan Beldesinde Girlevik Şelalesi doða harikası.. Erzincan Girlevik Şelalesi, Beytahtı (Kaynayan Göl), 10 km. kuzeydoðusundaki Ekşisu, 33 km. uzaklıktaki Girlevik Çaðlayanı, ilin 28 km. güneydoðusundaki çaðlayan önemli doðal varlıkları arasındadır. Erzincan\'ın 30 km. güneydoðusunda, Çaðlayan beldesinde bulunan Şelale, doðal güzellikleri ve dinlenme yerleri ile ilgi çekmektedir. Şelalenin hemen yanı başında piknik yapmak hayli keyifli olsa gerek. Yakınındaki lokantalarda bulunan üretme havuzlarında yetiştirilen alabalık ve özel olarak hazırlanan ızgara tavukla, yerli ve yabancı turistlere hizmet verilmektedir. Girlevik Şelalesinin suyu Kalecik Köyü’ndeki kayalıklardan dokuz ayrı yerden çıkmakta ve bir dere yataðı vasıtası ile şelaleye kadar ulaşmaktadır. Şelalenin yüksekliði 30-40 m. olup, yöreye özgün taştan oluşan üç kademe halindedir. Şelalenin çevresi bitki örtüsünden ötürü yöre halkının mesire yerleri olarak yararlandıðı en önemli dinlenme yeridir. Girlevik Şelalesi’nden ayrılma vakti gelince bu kez güzergahımız Üzümlü ilçesi.

Üzümlü ilçesi havasıyla görüntüsüyle insanların sıcakkanlılıðı ve mesire alanlarında yapılan piknik görülmeye deðerdi. Adem bize mangal keyfini yaşattı. Bu etkinlikte dostluk, kardeşlik vardı. Yıllarca sürecek bir dostluðun ve sonuna gelmiş bulunuyorduk. Akşam yaklaşıyordu. Yemek için Üzümlü ilçesinden ayrıldık. Belediye Aşevi ve Konaklama Sosyal Tesisleri’ndeki görevliler Oðuz Alpaslan, Fuat Uçar ve Serkan Soyan bizimle yakından ilgilendiler. Şairlerden Sabit İnce, Ahmet Ayaz, Ozan Haddati (İbrahim Budak) Mustafa Tahir Öncel, İbnahim Sever, Halise Tekbaş, Adem Yıldırım, Metin Yıldırım, Mehmet Nacar, Yıldız Gül Toksöz, Şemsettin Dervişoðlu, Elif Aktan, Gülten Ertürk, Halim Akın, Nazlı Pektaş.

Kaptanımız Harun Boyacı, Ferhat Öcal’ın bize çok emekleri geçti.

Bu etkinliði düzenleyenlere, emeði geçenlere ve ayrıca Erzincan’da bizi karşılayan Adem Yıldırım’a yine hoş sohbetleriyle aramıza katılan Metin Yıldırım’a sevimli ve tatlı Nazlı Pektaş’a alakalarından dolayı kendi adıma teşekkür ediyorum. Birkaç güzel gün geçirmenin keyfini yaşattıkları için. O güzelim Erzincan’ı güzelliklerini bizlere yaşattıkları için. Teşekkürler…

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları