Tanju Çolak ile bir nostalji…

Bu makale 30-11--0001 00:00 eklenmiş ve 1051 kez görüntülenmiştir.
İlhan KARAÇAY

Günün kahramanının bir Türk oluşu çok garipseniyordu.

Evet, Altın Ayakkabı’yı bir Türk, yani Tanju Çolak alacaktı. Dile kolay, 38 gol atmıştı Tanju.

Her büyük futbol etkinliðinde olduðu gibi, o gün ben de oradaydım.

Hem de, Tanju Çolak’ı transfer etmek isteyen dev kulüplere satacak adam olarak.

O günlerde Wasteels adlı bir firmanın organizasyonu ile Hollanda’dan Türkiye’ye direkt tren seferleri düzenlenmişti. Wasteels’in Hollanda’daki Danışmanlık Bürosu TMF’in müdürü ile dostluðumuz vardı. TMF’ın Monaco’daki kardeş kuruluşu, Tanju Çolak’ın transfer işlerini üstlenmek istiyordu. İşte o sırada Monaco’da bu firma ile bir durum deðerlendirmesi yaptık. Tanju’yu bu firmaya götürdüm. Durumdan çok memnun olan Tanju bu firmaya transfer konusunda yetki verdi.

Kimler yoktu ki Tanju’yu isteyenler arasında?

Real Madrid, Barcelona, A.C. Milan, İnter Milan, AS Roma, Monaco, Arsenal, Liverpool, Ajax ve Bayern Münih.

Şans mı, tesadüf mü, siz ne derseniz deyin. 1 Şubatta Altın Ayakkabı’yı alan Tanju, 1 Mart’ta, yani 30 gün sonra Monaco’ya karşı sahaya çıkacaktı. Hem de Monaco’da. Tanju ve görücüler için büyük bir fırsattı bu.

Ve o gün geldi çattı.
Tanju’yu seyretmeye gelen dev kulüplerin başkanlarını ve transfer yetkililerini maç öncesi Stade Luis II’nin kapısı önünde topladım ve fotoðrafladım. Sonra hep birlikte Tanju’yu seyretmeye başladık. Görücüler, sahada dolaşıp duran Tanju’ya bakıyorlar ve sonra da bana dönüp, "Bu ne iştir, bir şey anlamadık” der gibi işaret yapıyorlardı. Ama biraz sonra bir mucize gerçekleşti. Prekazi Tanju’ya mükemmel bir top uzatmıştı. Eee, Tanju bu, fırsatı hiç kaçırır mı? Prekazi’nin soldan mükemmel ortaladıðı topa Tanju, 3 kişinin arkasından gelip önlerine geçerek ve de uçarak kafayı vurmuş ve maçtaki tek golü kaydetmişti. Görücüler bu defa bana döndüler ve baş parmaklarını havaya kaldırarak zafer işaretleri yaptılar.

Görücüler maç sonrasında, Tanju’nun iyi bir golcü olduðunu gördüler ama, O’nu bir kez de rövanş maçında izlemek istediklerini söylediler.

Tanju için biçilen fiyat, o tarih için çok astronomik idi: 10 milyon Dolar.

O zaman çalıştıðım Günaydın gazetesinin birinci sayfa manşeti de bu idi:

Tanju’nun deðeri 10 milyon Dolar.

Rövanş maçı, Galatasaray’ın cezası nedeniyle Köln’de oynanacaktı. 15 Mart akşamı aynı görücüler bu kez Köln’deydiler. Maç Prekazi ve Weah’ın golleri ile 1-1 bitmiş ve Galatasaray Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmişti ama Tanju bu kez gol atamamıştı.

Üzücüdür ama, pazarlıðın 10 milyon dolardan başladıðı bu transfer görüşmelerinden sonra, Tanju’ya hiç bir kulüpten ciddi bir talep olmadı.

Hollanda’daki emeklililer maçını izlediðim tribünde Tanju’nun eşi hemen önümdeki sırada oturuyordu. Biraz sonra Tanju geldi. Sarıştık ve öpüştük. Daha sonra O’na, arşivden çıkardıðım ve üzerinde "Tanju’nun Görücüleri" yazılı zarfı uzattım.

Tanju zarftan çıkardıðı fotoðraflara hüzunle baktı ve sonra zarfı eşine uzatırken, "Bak canım, İlhan abi bize çok güzel fotoðraflar getirmiş. Aman kaybetme, iyi sakla ha” dedi.

İşte, Türk futbolunun efsaneleşmiş isimlerinden birinin, yıllar sonra bir emekliler maçı sırasında hüzünlenişinin öyküsü böyle.
Nostaljık, yani, geçmişteki yaşama aşırı özlem duygusu olarak bir kez daha yaşandı.

ETİKETLER :
YORUMCULARIN DİKKATİNE
İmlası bozuk, büyük harfle yazılan, hakaret niteliği taşıyan, argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren yorumlar kesinlikle yayınlanmayacaktır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Diğer yazıları...
Yazılım
Uyumlu Web Tarayıcıları